10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Tüm Cevapları

Sponsor Bağlantılar


Konu Özeti:10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Tüm Cevapları, 2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) indir, 2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Videosu, 2012-2013 10.sınıf Dil..

2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) indir2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Videosu2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) online izle2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Bedava indir2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Yükle2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Hakkında2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) nedir2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) Free indir2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) oyunu2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık) download

2011 – 2012 Sezonu 10. Sınıf (Lise 2) Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları

10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 15-30 Arası

S.15 **çme ve Değerlendirme Soruları

1.panel,saygı nezaket
2.y,d,y,d,y
3.b
4.C
5.D
6.TARTIŞMADA KURALLAR VARDIR MÜNAKAŞA DA YOKTUR….
7.KONU DIŞINA ÇIKMAMAYA…
8.TARAFSIZLIĞI

Sayfa 23
1.*güncel konular
*göndergesel
2.d,d,y
3.c
4.e

ünite sonu ölçme ve değerlendirme
1.d
2.a
3.c
4.d
5.e
6.b
7.a
8.e
9.d
10.e
11.e

Anlatıma Hazırlık
Sayfa 27
Hazırlık
1.Yarışmalara hazırlık yapmadan katılan bir sporcunun başarılı olup olmayacağını sebepleriyle açıklayınız.
Cevap:Başarılı olma ihtimali düşüktür;çünkü alt yapı olmalı zemin sağlam olmalı.
2.Duygu ve düşüncelerinizi sözlü olarak mı yoksa yazılı olarak mı daha rahat ifade edersiniz?
Cevap:Yazılı kişinin yüzüne söyleyemediğim şeyleri yazarak söyleyebilirim.
3.Duygu ve düşüncelerinizi ifade etmede okuduğunuz kitapların nasıl bir katkısı vardır?
Cevap:Kelime dağarcığımızı geliştirir.
4.’’Bakar kör’’ deyiminden hareketle, bakmak ile görmenin farkını açıklayınız.
Cevap:Bakmak =anlamak , görmek = aydınlatmak.
5.’’Kitap istikbale yollanan mektuptur.’’ Cemil Meriç’e ait bu sözden anladıklarınızı birkaç paragraf halinde yazıp sınıfta okuyunuz.
Cevap: kitap okumak ilk başta faydasız görülür.anlık faydası olmasına rağmen çok belirgin değildir.zaman geçtikçe, insan hayata atladıkça okuduğunun faydasını görmeye başlar.bunu kendiside fark eder.istikbale yol alan mektup derken bu kastedilir.
6.Hangi şair ve yazarların üslubunu beğendiğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Reşat Nuri Gün tekin türkçeyi yalın halinde sade şekilde kullanması.

Sayfa 27
1.Etkinlik
’lirik şiir’’ hakkında hazırlık yapmadan bir metin yazınız.
Cevap: Lirik şiir: Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç,coşku veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir.
Bu konunun anlatımında kendinizi başarılı görüp görmediğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Evet başarılı gördüm.

Sayfa 28
Sorular
1.’’Hüzünlü dönüş’’ adlı metinde yazar neyi, niçin, nasıl anlatmıştır?
Cevap:Peyami Safa hakkında anlatmıştır
2.Neyi, niçin ve nasıl anlatmak gerektiği üzerinde düşünmeden konuşmanın ve yazmanın tutarlı olup olmayacağını nedenleriyle belirtiniz.
Cevap:Anlatımın kanıtlayıcı yönü olması.
3.Yazar, metni hazırlarken hangi kaynaklara başvurmuştur?
Cevap:Peyami Safa hakkında bilgi bulunan kitaplardan ansiklopedilerden faydalanmıştır.
4.Kaynak gösterilmesi metni hangi yönlerden etkilemiştir?
Cevap:Kanıtlayıcı yönüyle.
5.Alıntı yapılan kaynakların ne şekilde verildiğini çeşitli kapıları inceleyerek söyleyiniz.
Cevapipnot şeklinde.

Sayfa 29
Sorular
1.metinde hangi konu üzerinde durulmuştur?
Cevap:istanbulun güzelliklerinden bahsedilmiştir.
2.yazarların konuya bakış açılarının aynı olup olmadığını açıklayınız.
Cevap:her yazarın bakış açısı farklıdır. Örneğin bir yazar bir konuya ön yargılı yaklaşır farklı bir yazar ise o konuya farklı yaklaşır.
3.kültür birikiminin,deneyimin ve çevrenin anlatıma nasıl bir etkisi olduğunu açıklayınız.
Cevap:çok etkisi vardır.

Sayfa 30
2.etkinlik
 “gece ve “beş şehir” metinlerinde bütünlüğü sağlayan öğeleri bulunuz. Bu öğelerin anlamlı bir birlik sağlayacak şekilde bir araya getirilip getirilmediğini açıklayınız.
Cevap:anlamlı bir birlik sağlamazlar her yazının kendi teması ve ifade biçimi vardır.

Sayfa30
Sorular
1.”gençliğe hitabe”metninin hedef kitlesini ve yazılış amacını belirleyiniz
cevap:Türk gençlerine yazılmıştır.vatana sahip çıkmaları için
2.hedef kitlesinin ve yazılış amacının metnin anlatımını nasıl etkilediğini açıklayınız
cevap:hedef kitlesinin belli olması o kişiye karşı hitapta bulunması açısından önemlidir.
3.metinden Atatürk’ün tecrübelerini gösteren cümleleri bulunuz.
Cevap:seni,bu hazineden ,mahrum etmek isteyecek,dahi ve harici,bedhahların olacak.
4.bu metin sizde nasıl bir duygu uyandırdı?
Cevap:Atatürk’ün bize çalışmamız gerektiğini ve çalışmamı istediğini uyandırdı.



Sayfa 35
Sorular
1.hikayenin konusu nedir?
Cevap:hayattan bezmiş bir postacının işini yapmasıdır.
2.”Ömer-i tehi” hikayesinde hakim olan duygu nedir?
Cevap:yalnızlık
3. ”Ömer-i tehi” hikayesinde verilmek istenen duygu ve düşünceler hangi kişi,yer,zaman ve bağlamla sınırlandırılıp somutlaştırılmıştır?
Cevap:yer=sokaktır.zaman=sabah vakitleridir.kişi=ömerdir.bağlam=ömerin isyanı

Sayfa36
1.etkinlik
1.şiirlerin temasını bulunuz.
Cevap:yalnızlık
2. ”Ömer-i tehi” hikayesi ile bu şiirleri tema bakımından karşılaştırınız
cevap: . ”Ömer-i tehi” hikayesinde de yalnızlıktan söz ediliyor fakat o düz yazı şeklinde yazılmıştır.
3.özgürlük,yaşama sevinci,ölüm,hoşgörü vb duygular tüm insanlarda ortak olmasına rağmen bunların ifade ediliş biçimleri farklıdır.buna göre metinlerdeki duyguların dile getiriliş yönünden karşılaştırınız.
Cevap:herkezin düşünceleri farklıdır. Her birinin yaşadıkları dönem farklıdır.
5.şiirde hangi duyulardan yararlanılmıştır.
Cevap:dokunma,işitme görme gibi duyulardan yararlanmıştır.

Sayfa 37
4.etkinlik

BAKIŞLAR
Yine benden yüksek bir not almıştı sınavda.Ne kadar çalışırsam çalışıyım bir türlü geçemiyordum onu.Artık bu durumdan iyice sıkılmaya başlamıştım.Ve bir karar aldım diğer sınavda onu kesinlikle geçecektim.
Sınav oldukça zordu.Yaptığım cevapları toplasak beş puan etmezdi ama ben yine de geçecektim onu.Sınav sonrası öğretmenle beraber öğretmenler odasına gittim.Biri sorarsa niye geldiğimi tebeşir almaya geldim diyecektim.Ama hiçbir şey olmadı sınav kağıtlarının nereye konulduğunu gördüm ve birkaç tebeşir alıp çıktım.Öğlen öğretmenler odası boşalınca hemen içeri girdim ve sınav kağıtlarını çıkardım.Ve planım isimlerimizi değiştirmekti… Öyle de yaptım ve çıktım odadan.Şimdi sıra sınav sonuçları okunduğu gün onun suratını görmekti.
Ama öyle olmadı…O gün arka sıramı terk edip en öne oturdum öğretmenin ‘aferin!’ diyişini daha yakından duyabilmek için.Ve yazılılar okunuyordu.’ali dört ! aferin!’ , ‘Aslı beş , aferin Aslı! ‘….’ Ezgi sıfır ! umarım bir dahakine çalışma sitilini değiştirirsin’ . Dünya başıma yıkıldı öyle utandım ki ama öğretmenin durumu anladığından değil bakışlarından utandım.Bir daha da kıskanmadım kimseyi,ne zaman aklımdan öle bir şey geçse hemen öğretmenin bakışları geldi gözümün önüne…

Anlatımda sınırlandırma
1.”sanat,psikolojik roman,eylül,edebiyat,roman”kavramlarını genelden özele doğru sıralayınız.
Cevap:Eylül-psikolojik roman-roman-edebiyat-sanat
2.televizyonlarımıza ulaşan görüntülerin kalitesinde ileti,verici ve alıcının özellikleri ne kadar önemlidir?
Cevap:anlamak ve anlatmakla biter her şey
3.konu ve tür serbest bırakıldığında öğrencilerin çoğunun yazı yazarken zorlanmasının sebebi ne olabilir?
Cevap:öğrenciler zorlanır çünkü konu geneldir.örneğin sanat dense öğrenci sanatı hangi konudan ele alsın mimari mi? Edebiyat mı? Müzik mi?
4.yazılara başlık konulmasının sebebi nedir?
Cevap: başlık yazının özetidir.
5.bir denizi bardağa döksen denizin alacağı yine bardak kadardır. Sözünden ne anlıyorsunuz.
Cevap: kapasite ne ise odur.
6.futbol sahasında çizgiler olmasaydı ne olurdu?
Cevap:belli kurallar olmazdı.



sayfa 39′daki 2.metinin soruları
1. Soru: İyilik, uygun bir başlık olur.
2. Soru: İyilik teması başlık dışında yaşlı kadının genç doktoru misafir etmesi ve trenden inecek yolcuları beklemesiyle somutlaştırılmıştır.
3. Soru: Soyut olan temayı olay, kişiler, zaman ve anlatılan konu ile somutlaştırırız.

SAYFA 40 ÖLÇME DEĞERLENDİRME:

1)………davranışlar ve sözler………
2)D-Y
3)E
SAYFA 41 **çme değerlendirme
1)etkili bir iletişim için dil gerekir.
2)en önemli öge dildir.cünkü dil olmassa ileişim sağlanmaz.

SAYFA 41

Hazırlık
1.etkili bir iletişimin gerçekleşmesi için neler gereklidir?
Cevap: dil,dilin doğru kullanılması
2.sizce iletişimde en önemli öğe hangisidir?
Cevap: en önemli öğe dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.anlatımda üslubunuzu amacınıza ve muhatabınıza göre değiştirir misiniz?
Cevap: Alıcının durumuna göre değiştirilir.Bunun nedeni ise anlatımı daha etkili kılmak ve karsınızdakilerin sizi daha iyi anlamasıdır.

41.sayfa hazırlık soruları

1.dil,dilin doğru kullanılması
2.en önemli öge dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.alıcının durumuna göre iletişim değiştirilebilir

SAYFA 43 2.etkinlik

gönderici…..yazar….şair….yok
ileti……?………..her şey sennde gizli diyor…..ruh ve beden arasındaki ilişki
kanal…yazı ile…..şair…..yazı
alıcı…..biz(okuyucular)…..okuyucular….okuyuc ular
sayfa 43 ölçme değerlendirme
1)Gönderici,alıcı,kanal,ileti ve şifre gibi iletişim ögeleri rol ve işleve göre şekillenir.
2)D–Y–Y
3)Doğrudan etkiler.Örn:bilgi vermek isteniyorsa önceden araştırma yapılır.Duygu vermek istiyorsa şiir yazar.
SAYFA 47. 6.etkinlik

1.METİN(HİKAYE)……ÖZNEL…DOĞRUDAN…SOMUT
2.METİN(ŞİİR)……….NESNEL….DOĞRUDAN….SOMUT
3.METİN………….ÖZNEL………DOLAYLI……… .SOMUT
4.METİN………ÖZNEL……DOĞRUDAN…………… SOMUT

Sayfa 44
Hazırlık
1. Dili geçmiş zaman eki:Eğer bir olay geçmişte yaşanmış ise ve bizde bu olayı bizzat görmüşsek o olay anlatılırken hikaye geçmiş zamanı kullanırız.
-Miş li geçmiş zaman:Olay yine geçmişte yaşanmışsa ama biz bunu görmemiş başkasından duymuşsak o zaman rivayet geçmiş zaman eki kullanılır.
2.-dönemin zihniyeti
-bireysel zevk ve anlayışlar
-dil ve uslup teknikleri
-anlatıcının bakış açısı
-anlatıcının tavrı
3.Trafikteki şöför için sıkıntı,sokak çocuğu için yalnızlık,çiftçi için sevinç,şair için bir ilham kaynağıdır.
1.etkinlik
İki ifadede doğrudur.İstanbul hem güzel hem de kalabalıktır.
2.etkinlik
Farklılığa dayanan ifadeler vardır.Tartışılabilir.

Biz birde bu metine başlık koyduk.”Hayata bakış açısı”



Sayfa 45
1.1.metin tartışılır.2.metin tartışılmaz.
2.1.metin sanat yapmak amacıyla 2.metin bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.
3.Anlatılır.Her yazar kendine doğrularına ve baakış açısına göre metin yazar.

3.etkinlik

Çay konulu öznel anlatım:Senin çayla ilgili düşüncelerin sevip sevmemen gibi..
Çay konulu nesnel anlatım:Çayın tarihçesini yazabilirsin.

4.etkinlikte aynı şekilde öznel analatımda kendi düşüncelerin nesnel anlatımda bilgi vermek (Kapadokya’nın tarihi)
Sayfa 46

1.soru
Senelerden beri leylek görmüyorum.
Geçen gün sokakta gölgeleri mor ve …………………… takırtısıyla durdum.
Senelerden beri hasret kaldığı………………….gülümsemesiyle gerilmişti.
Leylek yaz mevsimini kuşu değil bizzat yazdır.
Kırmızı gagasının takırtısı ,sese dönüşmüş bir sıcak temmuzdur.
2.soru
Sonradan öğrendik ki mısırlılar………………….öldürüyorlarmış.


Sayfa 47

6.etkinlik
1.metin :öznel,doğrudan ,soyut
2.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.metin:nesnel,dolaylı,somut
4.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.etkinlik

Susuz yaşam mümkün değildir.İnsan gıda almadan haftalarca yaşayabilir.,fakat su içmeden birkaç gün yaşamını sürdürebilir.Biyologlar “susuz hayat olmaz” derler. Bu insanın biyolojik yapısının tartışmasız gerçeğidir.Antik çağda doktorlar hastalarını suyla tedavi ederdi. Su en eski güzellik malzemesi ve en iyi doğal ilaçtır. Temizler, canlandırır, zindeleştirir, güzelleştirir. Yani su hayat iksiridir.
İnsan vücudunun %70’i sudan oluşmuştur.İnsan vücudu susuzluğa en fazla 3 gün dayanabilir.Su bize aynı zamanda doğal güzellik verir. Vücudu temizler ve önemli besin maddelerini organlara taşır. Suyun içerdiği mineraller ve eser miktardaki elementler dokular ve kemikler için hayati önemi olan yapı taşlarıdır.
SU İLAÇTIR
• Su, vücudu içten temizler.Saç ,deri,tırnaklar bunların hepsinin sağlıklı ve temiz olması için suya ihtiyacımız vardır.
• Su,çok içildiğinde vücudun atıklardan temizlenmesini sağlar.
• Su, fazla içildiğinde sindirim sistemi ve metabolizma,böbrekler,kalp ve dolaşım görevlerini daha iyi yaparlar.Bu da organlar ve özellikle deri için iyidir.
• Su bize hayati önemi olan maddeleri sağlar.Taşıma aracı olan kan olmasa vücudumuzda hücreler metabolizma işlemini devam ettiremezler. Kan büyüme hücreleri ve organları hayati önemi olan maddelerle besler.Ne kadar fazla su içersek ,kan daha iyi akar ve vücut fonksiyonları daha iyi çalışır.
• Su, doyurur ve diyetlerde çok içilmelidir.
Bu yüzden içme ve kullanma suyu sürekli ve güvenilir bir şekilde temin edilebilmelidir.İnsanların içme,kullanma endüstri ve tarımsal sulama gibi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra su çeşitli nitelik değişimlerine yani kirlenmeye uğramaktadır.Ayrıca kullanılan su tekrar doğaya geri verilmektedir.Bu nedenle içerik ve miktar açısından son derece kısıtlı olan su kaynakları da kirlenmektedir.Kullanılma özellikleri yok olmakta ve olumsuz sonuçlar açığa çıkmaktadır.
Bütün bunların sonucu olarak çevre temizliğine dikkat etmeliyiz.İçme suyu kaynaklarımızın korunması daha uzun süre temiz ve sağlıklı su içmemizi sağlar.Ayrıca depolarda sağlıklı şekilde toplanan sular binalarda hidrofor depolarında bekletilmeden kullanılmalıdır.Hidrofor depoları en az yılda bir defa temizlenip bakımı yapılmalıdır.Şebekede basınç yeterli olduğu için hidrofor depoları kullanılmayıp içinde su bekletilmektedir.Bu bekleyen su şebeke kesintilerinde bina içine verilmektedir. Bu durum sakıncalıdır.Depoda bekleyen suyun belli aralıklarla kullanılması ve suya devirdaim yaptırılması gereklidir.Aksi takdirde hidrofor deposunda uzun süre bekleyen suyun özellikleri değişebilir.Şebekeden sağlıklı bir şekilde gelen suyu temiz ve bakımlı hidrofor depolarında toplayarak kullanmalıyız. Hidrofor depolarının bakımı ve temizliğini KASKİ Genel Müdürlüğüne müracaat edildiği zaman yapılmaktadır.

S.47

1)”bu nednle kuramsal olarak güney yarı küre,kuzzey yarım küreden daha kısa ve daha sıcak yazlar,daha uzun ve daha soğuk kışlar geçirir”
”kuzey yarı küre güneşe yöneldiğinde kuzey yazları ortaya çıkar;kuzey kışlarındaysa güney yarı küre güneşe döner”
2)bütün cümleler olabilir.çünkü yazar öznel bir anlatım yapmış
3)1.metinde soyut kelimeler ve cümleler vardır.
2.metinde somut kelimeler vardır.
4)anlatımı güçlendirir.hayat etmemizi kafamızda o düşünceyi tasarlamamızı sağlar.
5)bence olay metinlerinde kullanılır.
6)metnin konusuna göre kişi anlatımını ona göre hazırlar ona göre düşünceler üretir



S.48 **çme ve Değerlendirme
1.soru : (sırayla).somut,nesnel anlarım,öznel anlatım,dolaylı anlatım ,doğrudan anlatım.
2.soru : (sırayla) y,y
3.soru : E
4.soru : B
5.soru : B
6. 
Anlatımın öznel veya nesnel dolaylı doğrudan somut veya soyut olması bakımından etkiler
7.soru : Somut Anlatımda,görülen,işitilen duyularla algılanan warlıklardır.
Soyut Anlatımda,5 duyu ile işitilmeyen anlatımlardır..
sayfa 50
1)dilimiz metni daha sadedir çünkü fazla bilmediğimiz kelimeler yoktur
2)dilimiz metni sadedir lisansımız metni ise değildir
3)uzun cümleler onlamı olumsuz etkiler anlam bozukluklarına neden olur okuyucuyu sıkar
4)sanatsal ifadelerde anlatımı zorlaştırmaktadır
2. etkinlik
1)mütünasip-orantılı,uygun-aynı anlamda
2)meftun-gönül vermiş,tutkun-aynı anlamda kullanılmiştır 

Sayfa.51
4.etkinlik

1: d
2:A-D
3:C
5:E
6:B
7:A
8:E
9: D
10 : D
11: E

5.etkinlik
1)a.telafusu kolay olan kelimeler
b.anlamı bilinen kelimeler
c.gereksiz sözcükler
d.yanlış anlamda kelimeler kullanılmaz
e.belirtisiz cümle olması
f.uzun dolanbaçlı cümle
2)Kapalı anlatım olarak
6.etkinlik
Dünyada kulağa en ziyad lisan İtalyanca veya Rumcadır.Fakat tecrübe edenler dünyada kulağa en hoş gelen ve anlamayanları bile hayran eden bir lisan varsa İstanbul’da ve devletin büyük şehirlerinde konuşulan Türkçedir.
7.etkinlik

DENİZ YILDIZININ HİKAYESİ
‘Bir adam, okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca, bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder ve ‘Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz?’ diye sorar. Topladıklarını denize atmaya devam eden kişi, ‘Yaşamaları için,’ yanıtını verince, adam şaşkınlıkla, ‘İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?’ der. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, ‘Bak, onun için çok şey değişti,’ karşılığını verir’ (alıntı)

S.54 ÇALIKUŞU İNCELEME SORULARI

1.CÜMLELER,PARAGRAFLAR,KELİMELER VS…DUVARDAKİ TAŞ VE HARÇLARIN YERİNİ TUTAR…
2.ANLAMLI CÜMLE OLMAYIŞININ NEDENİ EKLERİN KALDIRILMASIDIR…..
AKŞAM YAKLAŞIYOR,TEWPELERİN ARKASINDAKİ BOĞAZLARA KARANLIK ÇÖKMEYE BAŞLIYORDU..
*CÜMLENİN OLŞUMUNDA EKLERİN BÜYÜK ÖNEMİ VARDIR.EKSİZ CÜMLENİN ANLAŞILMASI GÜÇTÜR…



sayfa 55 :3.etkinlik
kelimler arsında bir anlam ilişkisi olmadığı için.
5.etkinlik:
1-tek başına birşey ifade etmediği için belirsizlik ortaya çıkıyor.
2-bu cümlenin geçtiği paragrafa ihtiyaç duyarız.
6.etkinlik:
yolların ıssızlığının verdiği endişedir.
7.etkinlik:
bozulmuş dal,çıplak ayak,sel çukurları,seyrek fasılalar,uzun bıyıklı….
sayfa 56:8.etkinlik:
gri bulutlar-ağlayan bulut
siyah bulutlar-hüzünlü bulut


Sayfa 56
alışılmış
yanık sesli çıngırak
karanlığın çökmesi
sel çukurları
korku uyanması

alışılmamış
kırların yalnızlığı
inler gibi ses çıkaran kağnılar
sönük akisler

8.etkinlik
Alışılmış:Yanık sesli çıngırak, karanlığn çökmesi, sel çukurları, korku uyanması, ince sesli bir kadın.
Alışılmamış:Kırların yalnızlığı, inler gibi ses çıkaran kağnılar, sönük akisler.

S:59 ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME

Boşluklar
1. Bağlaşıklık
2.Bağdaşıklık
3.Bağdaştırma
2.Soru Döktürmek Dökmek işini yamak İşlemek
Sallayan Hareket ettirmek Anımsatan, hatırlatan
Kansız Kanı olmayan cansız, soluk
İhtiyar Yaşlı Yorgun ve yavaş
3.Soru:Hafız Osman kelimesiyle başlayan cümleyle bağlaşıklık kurmuştur.
4.Soru:Yolumu kesen hangi yüzyıldı, kansız renkler, acele adımlar.
5.Soru:Etmezdi. Kimin İstanbul’un ilk şairri olduğunu anlayamıyoruz.
6.Soru D

Sayfa 60 daki hazırlık soruları
1.Paragrafların oluşturulması metni daha kolay anlamamızı sağlar.
2.Cümlelerin biririyle uyumlu olmasıyla oluşturulur.
3.Bir insan herşeyden önce düşünmesini bilmeklidir. Düşünmeyen insan hiç bişey yapamaz yazıda böyledir işte yazı yazabilmek için her şeyden önce düşünmek gerekir.

sayfa 62-63 teki soruların cevapları
1.tema:doğa sevgisi
konu:**** davut’un gülen adaya duyduğu sevgi

2.gönderici (yazar)——–ileti(doğa sevgisi)——–kanal(gülen ada)——-alıcı (okuyucu)
bağlam(metin)
3.doğa sevgisi temasını okuyucuya iletmek amacıyla yazılmış ve okuyucuda bu temanın etkisi uyandırılmaya çalışılmıştır.

4.anlatıcı doğa sevgisi temasını **** davut’un gülen adaya olan sevgisini konu edinerek vermeye çalışmış ve metni oluştururken okuyucuda bu etkiyi uyandıracak bir anlatım şekli ve tutum sergilemiştir.

5.**** davut’un gülen adaya duyduğu sevgiyi anlatmak amacıyla,bu anafikir etrafında oluşturulmuştur.

1.etkinlik
bir paragraf çıkarıdığı zaman metnin anlam bütünlüğünün bozulduğu fark edilir.çünkü metni oluşturan paragraflar gerek yargı gerek anlam bakımından metnin anlam bütünlüğünüde oluşturur.

2.etkinlik
paragrafta cümleler bir birimdir.belli bir bağlamda iletişime katılan kelimeler,kelime grupları ve cümleler çeşitli yönlerden birbirlerinin anlamını tamamlayarak bir anlatım birimi oluşturur.

3.etkinlik
iletişime katılan öğeler /gönderici,alıcı,ileti,kanal,bağlam),alıcıda uyandırılmak istenen etki (tema,konu) ve anlatıcının konu veya nesne karşısındaki tavrı (üslup,anlatım)anlatım türünü belirler.

4.etkinlik
Sanatsal Betimleme:
1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.
2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.
3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.
4.Amaç sanat yapmaktır.
Örnek metinler:s.91-92”İnce Memed” ve “Çarşı”

Açıklayıcı Betimleme:
1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.
2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.
3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir.
4.Amaç sanat yapmak için değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.
5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.
6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.
Örnek metinler: s.92”Akdeniz Bölgesi”

5.etkinlik
gülen ada hikayesinde kişiler tanıtılırken açıklama ve tanımlamaya ,gülen adanın özelliklerini verilirken betimlemeye ve hikayedeki olaylar anlatılırken öykülemeye başvurularak metnin anlatım türünün hikaye olması sağlanmıştır.metnin türünün oluşmasında anlatım türleri önemli rol oynar.

6.etkinlik
yaşamın değişmez olduğunu sanmak açık bir yanılgıdır.



sayfa 64 ve 65 ölçme ve değerlendirme soruları

1-a
2-d
3-d
4-c
5-c
6-a
7-a
8-b
9-b
10-b

S.67

1.A
2.C
3.E
4.C
5.B
6.E
7.B
8.A
9.B
10.A
11.C
12.B
13.E
14.E
15.E
16.E
17.A
18.D
19.E
20.B



Sayfa 73

1.doğada gördüğümüz her varlığın ismi olduğu gibi her insanında bir ismi vardır.isim insanı tanıtan ,diğer insanlardan ayıran bir unsurdur.

2.bilinmeyen varlıkların ismi ,zihinde bir çağrışım uyandırmaz.zihinde çağrışımın uyanabilmesi için ,söylenen varlığın bilinmesi,daha önce görülmüş yada biri tarafından anlatılmış olması gerekir.çağrışım ancak bu şekilde gerçekleşir.

4.bir tiyatro eserinde kişiler ,mekan ve zaman ”olay”etrafında birleşir

5.tarihçi kaybedilmiş bir savaşı,kazanılmış gibi anlatamaz;çünkü tarihçinin görevi gerçekleri tüm çıplaklığıyla ,değiştirmeden aktarmaktır.roman yazarı ise ,hayal gücüne bağlı olarak olaylkarı farklılaştırarak anlatabilir.


1 etkinlik
ÖRNEK:Ağır adamlarla kahveye girdi Hasan.Olanları düşündü bir süre.Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi.Sonra oturdu bir köşeye isteksiz.Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı,kalınca bir sigara sardı.Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.

Örnek :

Hamdi amcamı en son 1960-1961 yıllarında gördüm. Bir iş nedeniyle Ankara’ya gelmişti. Beni görmeden gitmeyi içine sindirememiş, telefon edip geleceğini söylemişti. Tıpkı çocukluğumda babamı beklediğim gibi, camdan cama koşup gelişini bekledim. Uzun yıllar sonra birbirimizi görüp konuşacaktık. Amca yeğen birbirimize sarıldık. Hem sevinçten hem de annemi babamı anımsayıp ağladık. Çocuklarımı kucağına aldı. Onları öpüp öpüp sevdi. Kardeşim Leman Hanım, bunları görseydi, dedi. O gün onu son görüşüm oldu. **düğünü duyduğum zaman ne yapacağımı şaşırdım..


Sayfa 79 

biz insanlar metni ; ÖYKÜLEYİCİ SANAT METNİDİR.
İLAHİ BAKIŞ ANLATIMI VARDIR.
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR.
on ikiye bir var metni;ÖYKÜLEYİCİ SANAT METNİDİR.
1. ŞAHIS ANLATIM
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR.
kefil metni; 3.ŞAHIS ANLATIM
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR

sayfa 80
somut isim:yatak,yorgan,soba,oda
soyut isim:hüzün,z**an,sıcak
12.etkinlik
*-cik,-cağız ekleri sözcüğe küçültme,svgi,acıma anl**ları katar.
*bu anl** -cak,-cek ekleriyle de sağlanabilir.büyü(k)-cek,yavru-cak
*anneciğimin sesini kaç gündür duymuyorum(sevgi anl**ındadır)
çocukcağızın halini gördün mü?(acıma anl**ındadır)
buraya gelirken daracık bir yoldan geçtik.(küçültme anl**ındadır)

96.sayfa
1- Yazar, kahr**anın psikolojik durumunun betimlemesini yapıyor .
2- kötü ve olumsuz….
3- Bir insanın ruh çözümlmesine tahlil denir.Aynı z**anda bu betimlemedir..
15.ETKİNLİK
BASİT SIFATLAR : küçük , hassas , kalın , bu …
TÜREMİŞ SIFATLAR : endişeli , keskin , korkunç , binlerce…
97.sayfa
1- Nasıl davrandığını hareket , durumunu göstermek **acıyla anlatılmıştır..
2- Tiyatroda ki kişilerin durumunu ,hal ve hareketlerını anlatıyor diğer betimlemelerde ise ruh halini betimlemektedir..

sayfa 97
1.hürrem sultan metnindeki betimlemeler tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini,durumun açıkl**ak ve göstermek için kullanılmıştır.ayrıca olayın sahnesi ve aksesuarlaı yansıtılmıştır.
2.bu metindeki betimlemeler ,eserde konuşanın hareketlerini,durumunu açıkl**aya yöneliktir.diğer betimleme örneklerinde kahr**anların ruh hali ve mizacını yansıtan betimlemeler yapılmıştır.

16.etkinlik
*-adalardan ve boğaziçinden mektuplar__insandan doğaya
-bu dağlık alan,şimdikinden canlıydı.__insandan doğaya
-tuz keskindir__duyular arası aktarma
*İSTİARE
aralarında benzerlik bulunan iki nesneden birini söyleyerek diğerini kastetmeye denir.istiarede ya kendine benzetilen yada benzeyen bulunur.ikiye ayrılır.
açık istiare
sadece kendisine benzetilenin bulunduğu istiaredir.
arslanlarımız,hollandayı perişan etti.(arslanlarımız)
şakaklarıma kar mı yağdı ne?(kar)
kapalı istiare
sadece benzeyenin bulunduğu istiaredir.
can,kafeste durmaz uçar.(can)
tekerlekler yola birşeyler anlatıyor.(tekerlekler)


Sayfa 98

17.etkinlik
-ev ve aile hakkında__parça bütün ilişkisi
*mecaz-ı mürsel
bir sözcüğü benzetme **acı gütmeden gerçek anl**ının dışında kullanmaktır.bir başka deyişle :bir şeyin parçasını verip bütününü kastetme ;bütününü verip parçasını kastetmedir.
dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal(hilal)
olaya Konya büyük tepki gösterdi(konya)

18.etkinlik
*betimleme öğeleri çıkarılmış metin ile normal metin karşılaştırıldığında betimleme öğeleri çıkarılmış metnin anlatımının daha düz,daha kuru bir anlatım olduğu gözlenir.betimlemelerde
yapılan mecazlar ve benzetmelerle anlatıma kazandırılan ahenk,estetik duyguların uyanmasında önemli rol oynar ayrıca yapılan betimlemelerle anlatılan durum veya olayın zihinde canlandırılması sağlanarak anlatıma gerçeklik katılır.
sayfa 99
görme:sallanıyor,geçiyor,sürü sürü,çekiliyor,loş,düşüyor,doğuyor,cıvıl cıvıl,değiyor.
işitme:çığlık çığlık ,çekiç sesleri,çıngırak,laf atmalar,uğultu
dokunma:esiyor,serin serin,sıcak,ıslak
kokl**a:ter kokuları
tatma:yok

sayfa 100
*sıfatların çoğu çıkarılmış metinde bazı görsel öğelerin öne çıkarılması gereken özellikleri verilmediği için metnin anlatım gücü etkilenmiştir.
*bir,yayvan,ufacık,uzun,dağınık,bir,bir,patlak,sök ük,parça,bu,dört,yanı,duvarlı,tek,kat,basık
toprak,kalın,keskin,incecik,,avuç,pis,bu,
*metindeki görsel öğelerin özellikleri öne çıkarıldığı için anlatım daha ahenkli,daha etkili ve daha gerçekçi bir hal almıştır.

21.etkinlik
*yapılan gözlem çalışmaları sonucunda gözlem yöntemleri hakkında şu sonuçlara varılır:
gözlem yöntemleri:
1.doğrudan gözlem(sınıf gözlemi)
2.hatırda kalmış olayları ve varlıkları hatırl**ayla yapılan gözlem
3.hayale dayanarak gerçekleştirilen gözlem

22.etkinlik:
*uzun ve geniş kanatları ,büyük ve geniş pençeleri ,keskin gözleriyle asaley ve gücün sembolü olan kartallar ,asaletlerine yakışır şekilde yükseklerde yaşar.usta bir avcı olan bu kuş ,yaşadığı yüksek yerlerden keskin gözleriyle geniş bir alanı adeta radar gibi tarar ve bulduğu avının üstüne hedefe kilitlenmiş bir füze gibi süzülür ,güçlü pençeleriyle avını yakalar

SAYFA 101

23.ETKİNİLİK
ben onları numaralandırdım sırasıyla yazıyorum
1-açıklayıcı betimleme: hastalığın sebebini açıkladığından dolayı
2-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
3-açıklayıcı betimleme: kendini açıkl**a, akrabalık bildirme
4-açıklayıcı betimleme: neden sonuç ilişkisi olduğu için
5-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
6-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
7-sanatsal betimleme: gecenin özelliğinden dolayı
8-açıkşayıcı betimleme: ağız boşluğunun özelliği verildiği için
9-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
10-sanatsal betimleme: kişinin özelliğini betimlediği için

Sayfa 102

resimlerin betimlemelerini size bırakıyorum…
26.etkinlik:Bir Pazar akş**ı sokağın sessizliğinde ilerlerken,soğuğun iliklerime kadar sızdığını hissetmek,o karanlık içerisinde geride bıraktığım yerlerden sanki gelen sesleri duymak beni öyle ürkütüyordu, öyle korkutuyordu ki bir an hayatın son bulduğu düşüncesine kapıldım…Sanki bitmez bir kış akş**ıydı…
27.etkinlik:betimlemenin kullanıldığı türler:hikaye,roman,destan,şiir,gezi yazısı,deneme yazısı
28.etkinlik:deyim aktarması sel**lara durmuş.sel**l**a insana özgü birşeydir.aktarmanın türü insandan doğaya yapılmış.
aslan miyav demez kükrer t** tersi olması gerekli.
ay danlıyor gökyüzünden deyiminde gökyüzünden üstümüze yağmur yağar.doğadan doğaya.
aslanlarımız yani askerlerimiz demek gerekir.doğadan insana aktarım
güle naz bülbül eder güle naz insan naz eder bu yüzden insandan doğaya aktarım var…
29.etkinlik:1.si dönen insanı anlatıyor.bütün parça ilişkisini anlatıyor.
tencere derken içindekini kas ediyor…bütün parça ilişkisi.

sayfa 104
31.etkinlik
*korkunç,biricik,soluk,iri,kaskatı,geniş,derince,y eşilimtırak
*küçültme anl**ı taşıyan niteleme sıfatları:biricik,kısacık,derince,ekşimsi,yeşilimt ırak
*-cik,-ce,-msi,-mtırak ekleri sıfatlara küçültme anl**ı katan eklerdir.

sayfa 105 32.etkinlik

eşitlik:ceviz kadar,senin kadar
üstünlük:daha yeşil,daha büyük
en üstünlük:en büyük,en zararlı
aşırılık:çok çalışkan,pek güzel,pek nezih,pek sevimli
sayfa 105 33.etkinlik
her insan:belgisiz sıfat
herkes:belgisiz z**ir
hangi:soru sıfatı
hangileri:soru z**iri
bu:işaret sıfatı
buraya:işaret z**iri
o:işaret sıfatı
orası:işaret z**iri
yaşlı:sıfat
yaşlılara:z**ir

ölçme değerlendirme
1.açıklayıcı betimleme ve sanatsal betimleme
tahlil
simgesel betimleme

2.d
d

3.a
4.d
5.a
6.c
7.c
8.b
9.c
10.e
11.e
12.b
13.b
14.c
15.d
16.a
17.cümlesinde burun sözcüğünde insandan doğaya deyim aktarması vardır.organ adı olan burun sözcüğü coğrafi bir terim olarak kullanılmış ve insandan doğaya bir aktarma yapılmıştır.
18.ad aktarması uzun kol sözcükleriyle yapılmıştır.uzun kolla kastedilen uzun kollu giysidir.cümlede parça -bütün ilişkisine dayalı ad aktarması vardır.
19.betimlemeler yapılırken tasvir edilen varlığın özellikleri ayrıntılarıyla verilmek istenir.varlıkların niteliklerini tanıtan ,onları belirten sözcük türleri de sıfatlardır.bu yüzden betimleme yapılırken sıfatlardan yararlanılır.


Sayfa 110

1-bülbül şiirinin yazılış sebebini mehmet akif ersoy şöle açııklar:”Bu manzume yazılırken Yunan istilası altındaki topraklarımıza,hususiye ßursa’ya dair,elim haberler geliyordu;tetkikine de imkan yoktu.”
3-şiirdeki imgler ** özellikleri;
sular zaten kararmıştı–akş**ın olması
ıssız bir karanlık–gece
hilkat kesilmiş lal–bütün varlıkların sessizliği
dönüp meziye tırmandım–geçmişi hatırl**ak
eninler çağlayıp durdu–inleyişler,iniltiler
ağaçlar,taşlar ürpermişti,güya Sür-ı Mehşer’di–kıy**at günü
hazan ağlar baharımda–kötü kader,nasipsizlik
4-metindeki ses benzerlikleri;kelime ** cümle düzeyindeki tekrarlar,kafiyeler ve yapılan söz sanatları ahenk unsurları olarak kullanılmıştır.
5-şiirdeki kelime ve cümle seviyesindeki tekrarlar anlatımı güçlendirmek **acıyla ahenk unsuru olarak kullanılmıştır.
6-şiirde İzmir’in işgali üzerinde duyulan üzüntü bülbülün feryatları iLe dile getirilmeye çalışılmış ve şairi “ben” kelimesiyle “halkın” duygularını dile getirmeye çalışılmıştır.
2.ETKİNLİK
şiirde geen “o,ne,sen,ben” szöcükleri isimlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.ßu z**irler isimlerin yerini tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.
3.ETKİNLİK
vadiyi sarmıştı–kapl**ak
taşarken haşrolup beynimde–çok,fazla
zal**ın sinesinden fışkıran–çıkmak(ses)
eninler çağlayıp durdu–dev**lılık
kıy**etler koparmak–bağırmak
bir d**lacık göğsünde–çok küçük
hiç bilmez afakım–hayat
serilmiş gövdeler–insan …..



sayfa 111 2. etkinlik

*şiirde geçen ”o,ne,sen,ben”sözcükleri ismlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.bu z**irler isimlerin yeri tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.

sayfa 111 3. etkinlik

vadiyi sarmıştı.__kapl**ak
serilmiş gövdeler__insan
bir d**lacık göğsünde__çok küçük
zal**ın sinesinden fışkıran__çıkmak(ses)
hiç bilmez afakım__hayat
sayfa 111 4. etkinlik
*verilen şiirde geçen ilk çağ ırmakları,sedef eller,çağlar,katı bir yalnızlık,yabancı,gök,ölü sözcük ve sözcük grupları kendi anl**larının dışında farklı anl**lara gelecek şekilde ,çağrışım yapacak şekilde kullanılmıştır.

sayfa 111 5. etkinlik
*”bülbül”ve ”yok gibi yaş**ak”şiirleri lirik bir anlatım kullanılarak oluşturulmuş ve şiirlerde bir mutsuzluk teması işlenmiştir.”bülbül”şiirlerinde izmir’in işgali üzerine duyulan mutsuzluk ”yok gibi yaş**ak”şiirlerinde de yalnızlıktan kaynaklanan bir mutsuzluk dile getirilmeye çalışılmıştır.


sayfa 111
 6. etkinlik
*şiirde geçen ”ben ,sen,kendim”z**irleri kişi isimlerinin ;”bu,her şey,bunlar ”z**irleride varlık isimlerinin yerini tutması için kullanışmıştır.


sayfa 111
 7. etkinlik
-*”kaç defa elime bir sopa alıp bunları önüme katarak kendi ormanlarına doğru sürmek arzusunu duydum.
*onun için değilmidir ki ben araların da dolaşıken kaba kaba sırıtırlardı ve sağ tarafımda bir boş torba gibi sallanan yenimle oyn**aya kalkışırlardı.

*zira sağ kolumu,ben onlar için kaybettim.
—-metinde kullanılan z**irler,isimlerin yerini tutarak cümleler arasındaki anl** ilişkisinin kurulmasını sağl**ıştır.

sayfa 112 8. etkinlik
şahıs z**irleri
teklik:sen,ben,o,kendi,kendim
çokluk nlar

işaret z**iri
teklik:bu,şu,o,bura
çokluk:bunlar

belgisiz z**ir
teklik:bütün kimse,hiç kimse,herkes
çokluk:yok.

soru z**iri
teklik:ne
çokluk:neler

-isimlerin yerini kişi,işaret,belgisizlik ve soru yoluyla tutan z**irler bu ayrıma göre sınıflandırılır.

-z**irler metin içindeki isimlerin yerini tutarak ,cümleler arasında anl** ilgisi kurulmasında görev alır.

4 ve 5.metin soruları
*sen ben o şiiri üç şahıs arasındaki bağl**da verilmiş ve metni oluşturan parçalar bu üç şahıs arasındaki ilşikileri verecek şekilde biraraya getirilmiştir.

*dünyanın bütün çiçekleri şiiri öğretmen -öğrenci bağl**ında verilmiş ve şiiri oluşturan parçalar öğretmen-öğrenci arasındaki bu sevgi bağını verecek şekilde birarya getirilmiştir.

sayfa 113. 9.etkinlik
*”sen.ben.o ”şiirindeki şahıs z**irleri:ben,sen,o__tekil
*dünyanın bütün çiçekleri şiirindeki şahıs z**irleri:
ben:tekil
siz,onlar:çoğul
—-*kişi z**irleri ,kişi isimlerinin yerine kullanılan z**irlerdir.dolayısıyla bir isme bağlı olmadan bütün kişileri karşılayabilirler.kaps**ları isimlerden çok daha geniştir.gerektiğinde bütün isimleri ifade ederler.

sayfa 114 10.etkinlik
*şiirdeki şahıs z**irler:”ben,bizve kendim”dir.
*kendim dönüşlülük z**iri ,ben z**irini pekiştiren z**irdir.
*kendi dönüşlülük z**irinin şahıs z**iriyle birlikte kullanılması anl**ının pekiştirilmesini sağlar.
*yaşlı ad** kendi kendine gülüyordu.
bunu sen kendin istedin.
*saygı anl**ında ”sen”yerine ”siz”z**iri kullanılabilir.
”siz önden buyurun”
övünme **acıyla ”ben” yerine”biz”z**iri kullanılabilir.
bizmde bir bildiğimiz var.


Sayfa 115 7.ve 8.metnin soruları
1.beni unutma şiirindeki şair”sevdiği”kişiye, ”bizim memleket”şiirinde ise şair ”memleketinin insanlarına”seslenmektedir.
2.bu şiirlerin yazılış **acı duyguları harekete geçirmektir.
3.’bizim memleket”şiirinde
vatan sevgisi iyimser bir şekilde , bülbül şiirnde ise kar**sar bir şekilde ele alınmıştır.

sayfa 115 11.etkinlik
*şairler içinde bulundukları ruh hallerine göre aynı duyguyu farklı yorumlarla dile getirebilirler.

daha çok haber kipleri kullanılmıştır.
sayfa 115 12.etkinlik

*beni unutma ve bizim memleket şiirlerindeki varlıkların yerini işaret yoluyla tutan veya varlıkları işaret yoluyla belirten sözcükler:

o saatler -işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
o çılgın rüzgar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
şu yollar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
o iller-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
orada -işaret z**iri (varlığın yerini işaret yolula tutuyor.)

sayfa 115 13.etkinlik
-metinde geçen işaret z**irleri ve işaret sıfatları:

işaret sıfatları
bu tükenmez musiki
bu orman
o alev gömleği
bu yağmur
bu kıldan ince yağmur
bu rüzgar
bu has ekmek

işaret z**iri

orada
bunlar göz pınarları
bunlar göz yaylası
bu mu

sayfa 116 14.etkinlik
*bu
işaret z**iri:bu,diğerinden daha güzel.
işaret sıfatı:bu kitap daha güzel.

*şu
işaret z**iri:şu,benim arkadaşım.
işaret sıfatı:şu ad** az önce seni sordu.

*o
işaret z**iri,bizim arab**ız.
işaret sıfatı araba bizim.

*böyle
işaret z**iri:ben de böylesini görmedim.
işaret sıfatı:böyle insanlarla karşılaşınca dikkatli ol.

sayfa 116 15.etkinlik

*bu düşünceler içerisinde gecenin karanlık saatlerinde yalnız başıma yürüyordum.böyle birşey nasıl olabilirdi?bütün bu olanlar hayata olan bağlılığımı azaltmıştı.böyle şeyler demek ki herkesin başına bu şekilde gelebiliyormuş.

sayfa 116 16.etkinlik
*”onlarla ağl**ış ,onlarla gülmüşüm__onlar(türküler)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

*o gitmek istedi.__o(çocuk)insanın yerini tutmuştur.

*bir şey var sanki onu soruyorum.__o (nesne)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

sayfa 117 9.metin soruları

1.yazar içindeki duyguları belirtmek için metni yazmıştır.
2.yazar metinde kişisel duygularını dile getirmiştir.
3.metnin teması ”sevgi”dir.metindeki sevgi temasını işlemek için cümleler bir araya getirilmiştir.
4.metinde geçen ”kimsiniz,neye”sözcükler ismin yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir.

sayfa 117 17.etkinlik
*şiirlerde ,öykü,roman ve tiyatro eserlerindeki içe dönük konuşmalarda coşku ve heyecana bağlı anlatım kullanılır.
*lirik anlatımla oluşturulmuş metinlerde dil heyecana bağlı işlevinde kullanılır.
”nihayet gönlüme baharı getiren sesiniz.
”benim ezeli melikem”gibi

sayfa 125 
inceleme
1.çanakkale destanı metnide çanakkale savaşı ve savaşa katılanlar ,savaşın önemi ve büyüklüğü vurgulanacak şekilde destansı bir anlatımla ele alınmıştır.
2.şair şiirinde çanakkale savaşına ve savaşa katılan kişilerin özelliklerine (ırkları,renkleri)değinmiş,savaşta yaşanılan olaylara olağanüstünlükler katarak destansı bir anlatımla konuyu işlemiştir.
3.verilen şiirde çanakkale savaşı destansı bir anlatımla ele alınmış ,adeta savaş sahnesi ,savaşın büyüklüğü ve dehşeti gözler önünde canlandırılmaya çalışılmıştır.

sayfa 125 5.etkinlik
*şiirde iş,oluş,hareket bildiren kelimelere örnekler;
”yükleniyor-diksem-sarılmış-gelmiş-veriyor-saçıyor-yırtılmasa-kustu-edecek-ettin-dedirir”gibi..

görülen geçmiş z**an:kuştu,döktü,dedi,çiğnetmedi,ettin,parçaladın
öğrenilen geçmiş z**an:sarılmış,uzanmış,gelmiş,durmuş
şimdiki z**an:kaynıyor,duruyor,bakıyorsun,parçalıyor,kaldı rıyor, yükleniyor
gelecek z**an:edecek,taşacaksın,çiğnetmeyecek
geniş z**an:eder,bilmem,ister,boşanır,siner,dedirir

dilek kipleri
istek kipi:gömelim
şart kipi lmasa,duys**,diksem,uzats**,çats**,bekletsem ,etse m,sars**,öpse,baksan
gereklilik kipi:yok
emir kipi:seyret,gel,kazsın,isteme,çiğnetme

sayfa 125 6.etkinlik

metindeki fiiler
verdi:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
ilettiler:görülen geçmiş z**an,3.çoğul kişi
çöktü:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
yat:emir kipi,2.tekil kişi
duydu:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
geliyordu:şimdiki zmanın hikayesi,3.tekil kişi
oyalanmasın:emir kipi,3.tekil kişi
gösterelim:istek kipi,1.çoğul kişi
çıkarmayalım:istek kipi,1.çoğul kişi
*bir cümledeki yargının ,,cümleyi söyleyenin niyeti açısından kazandığı özelliğe göre kip ve kişi ekleri önem kazanır.
*okunan destansı anlatımla oluşturulmuş metinlerde


sayfa 126 7.etkinlik

anl**larına göre fiiller
kılış fiileri(nesne alabilen fiil)
aldı-buyur etti-derim-alır-dersiniz-bas-düşürdün-ver-çevrildi-kurarlar

durum fiileri(nesne almayan fiil)
oturmadı-baktılar-başladı-dedi-döndü-saldıracaklar-konuştu

oluş fiileri(öznedeki değişimin z**anla fark edildiği fiil)

unut-ol-ittifak eyle
sayfa 127 2 ve 3.metin
1.”kanije kalesinin fethi ”metnindeki kanije kalesinin fethi konusu gerçekçi bir diile ele alınmıştır.”genç osman”metninde de bağdat’ın fethine katılan genç osman adlı bir asker konu edinilmiştir.

2.”kanije kalesinin fethi”metni tarihi bilgilere dayanılarak gerçekçi bir dille işlendiği için gerçekçi bir özellik kazanmıştır.”genç osman ”metni ise tarihi bir olayı destansı bir anlatımla ele aldığı için daha etkileyicidir.

3.”kanije kalesinin fethi”metni tarihi bir olay hakkında bilgi vermek için yazılmıştır.bu yüzden sade,gerçekçi bir anlatımı vardır.”genç osman ”metninde de tarihi bir olay anlatılmış fakat bu anlatıma yiğitçe,destansı bir anlatım katıldığı için anlatım daha etkileyici olmuştur.

sayfa 127 8.etkinlik

isim -fiiler (-ma,-iş-mak)
olmak,çıkmak,kurmayı

sıfat fiilller( acak,-an-ası-dık-maz-miş)
geçtiği,işlediği,olduğu,bulunduğu,planlayan,buluna n,dediğin,gittiği

zarf fiiler (ıp-ince-arak-ken-madan-dıkça-maksızın-r-maz vb
çıkıp,üzereyken,geçirerek,deyip,gönderip,vazgeçip, sevk edip,ulaşmadan

sayfa 127
 9.etkinlik

keskin
kökleri:kes-kin
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:yok
fiilimsimidir?:fiilimsi değildir.
fiilimsi ise türü nedir?:yok

uyku
kökleri:uyu-ku
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?yok
fiilimsi midir:fiilimsi değildir
fiilimsi ise türü nedir?:yok

bilmeyerek
kökleri:bil-me
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-erek
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:bilme-yerek
fiilimsi midir:filimsidir
fiilimsi ise türü nedir?:zarf-fiil

patl**aya
kökleri atla-t
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-ma
olumsuzluk şekilleri varmıdır? atlat-ma-maya
fiilimsi midir:fiilmsidir
fiilimsi ise türü nedir?:isim-fiil

sayfa 128 10.etkinlik

*”çanakkale destanı ” metninde kaynıyor kum gibi ,tufan gibi mahşer mahşer,öteden saikalar parçalıyor afakı,beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı,ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer ,o ne müthiş tipidir:savrulur enkaz-ı beşer ….’gibi ifadelelerle savaş sahnesi ve savaşta Türk askerlerinin yaptıkları ,olağanüstü özellikler katılarak anlatılmaya çalışılmıştır.
”oğuz kağan destanında ise oğuz kağan’ın özellikleri ve yaptıkları olağanüstü özellikler (bu oğul anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi.çiğ et,çorba ve şarap istedi.dile gelmeye başladı. kırk gün sonra büyüdü….vb)katılarak anlatılmıştır.

*bu anlatılan olağanüstü olaylar ve kişiler anlatımın da olağanüstü bir özellik kazanmasını sağl**ıştır.

sayfa 128 11.etkinlik

*destansı anlatımlar,destanlarda yer alan olağanüstü olayların ,yiğitçe ve meydan okuyan ,kahr**anlıkları anlatan havasını yansıtır.destansı anlatımlarda ,tarihte yaşanmış önemli olaylar ve kahr**anlıklar destan havası içinde anlatılır.

sayfa 128
 12.etkinlik

DESTANSI ANLATIMLA OLUŞMUŞ METİNLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

—tarihi konular ve kahr**anlıklar işlenir.
—olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
—yapıp ,etmeler yani fiiller ön plandadır.sürekli hareket vardır.
—etkileyici bir özellik taşır.
—destan türünün yiğitçe havası vardır.


sayfa 130 14.etkinlik

ek fiil:bayılmıştı
eklendiği kelimenin türü:fiil
isimlendirme:öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi

ek fiil:senedir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

ek fiil lurs**
eklendiği kelimenin türü:fiil
isimlendirme:geniş z**anın şartı

ek fiil:değil midir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

ek fiil:kuvvetlidir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı
sayfa 130 15.etkinlik

*yapıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*arıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*bayılıyorum—-şimdiki z**an,1.tekil kişi
*yapıyorum—şimdiki z**an,1.tekil kişi
*böler—geniş z**an,3.tekil kişi
*dolar—geniş z**an,3.tekil kişi

*”alıyorum,yapıyorum,bayyılıyorum ve arıyorum ”fiilleri şimdiki z**an kipinde çekimlendikleri halde ”geniş z**an anl**ı vermektedir.

*fiillerdeki bu anal** kayması fiilerin farklı anl** ve z**anlarda kulllanılmasına olanak sağl**ıştır


sayfa 130
 anl**a ve yoruml**a 16.etkinlik
—leyla ile mecnun ,kerem ile aslı,ferhat ile şirin gibi halk hikayelerinin içinde hayal unsuru ve olağanüstü ögelerin yer alması hikayelerin destansı anlatıma örnek olmasını sağlar.

17.etkinlik

destansı anlatımın kullanıldığı edebi türler

roman
hikaye
tiyatro
şiir
destan

19.etkinlik

*hasta:arkadaşım çok hastaymış.———-ek fiilin öğrenilen geçmişi,3.tekil
lezzetli:yemek çok lezzetliydi.——-ek fiilin görülen geçmişi,3.tekil kişi
okuyan:gerçeği bilen okuyandır.—–ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi
bahar:ya gelen baharsa.—–ek fiilin şartı,3.tekil kişi
doktor:kardeşim doktordur.—-ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi

20.etkinlik

*bunu ona ulaştıtırsan çok memnun olurum.(geniş z**an -1.tekil şahıs)
*onu uyarmasaydınız ,aşağıya düşmüştü.(öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi-3.tekil şahıs)
*lütfen buraya park etmesin(emir kipi-3.tekil şahıs)
*sınavı kazanmak için daha çok çalışmalısın(gereklilik kipi-2.tekil şahıs)

21.etkinlik

*kırmızı kaplı kitap benim.
*bugün hava çok güzel.
*bu öğrenci çok çalışkan.

sayfa 132 ölçme ve değerlendirme

1.*bir fiile -en,-esi,-mez,-er,-dik,-ecek,-miş ekleri getirilerek sıfat-fiiller türetilir.
*bir fiile -iş,-me,-mekekleri getirilerek isim-fiiller türetilir.
*bir fiile -ip,erek,ince,dikçe,eli,ken,meden,diğinde ,meksizin,cesine,e,ir,mez,esiye ekleri getirilerek zarf fiiller türetilir.

2.y,y,,d
3.b
4.b
5.d
6.b
7.b
8.*olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
*destan tütünün yiğitçe havası vardır.
*sürekli harket vardır.
*etkileyici bir özellik taşır.
*yapıp etmeler yani fiiler ön plandadır.

9.iki görevi vardır.
1.isimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapar.

o,çok iyi bir insandı.
bana bunları anlatan sendin.

2.basit z**anlı fiileirn sonuna gelerek bu fiilleri birleşik z**anlı fiile dönüştürür.

yarın bize geliyormuş.
ne z**andır bu kitabı okuyorum.

sayfa 133 
1.toplum düzeni belli kurallarla sağlanmıştır.insanlar toplum içerisinde kanunlarla belirlenmiş kurallara ,örf ve adetlere göre hareket eder.
2.alıcıyı belli bir alana kanalize etmek ,yönlendirmek ve telkin etmek **acıyla emredici ifadeler kullanılır.
3.”dur,sus,kalk”gibi emredici ifadeler söylenen eylemleri gerçekleştirmeye zorlayan ifadeleridir.
4.trafik levhaları ,trafikte uyulması gereken kuralları bildirir.

1.ETKİNLİK
Kanunun hükmü ve **irin emri
Madde 24 – (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hâli
Madde 25 – (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.


SAYFA 134

1.’’şeyh edebali’nin vasiyeti’’nde şeyh Edebali, osman gaziye neleri yapıp neleri yapm**ası gerektiğinin öğüt niteliğinde söylediği için emredici anlatım kullanılmıştır.

2.metinde dil ‘’alıcıyı harekete geçirme işlevi’’nde kullanılmıştır. sabretmesini bil,üç kişiye acı,açık sözlü ol’’gibi ifadeler buna örnektir.

3.gönderici ……… ileti……. kanal ……. alıcı
(şeyh edebali ) ( öğütleri) ( söz ) (osman gazi)

bağl**
(vasiyet)

*metindeki, ileti değeri taşıyan cümleler :
-artık beysin
-uysallık ,gönül almak ,katlanmak ,hoş görmek ,adalet,bağışl**ak sana…
-sabretmesini bil.
-şunu da unutma:insanı yaşat ki devlet yaşasın.
-***** ,atanı say!
-açık sözlü ol!her sözü üstüne alma!
-gördüğünü görme! bildiğini bilme!
-sevildiğin yere sık gidip gelme!
-cahil arasında alime ,zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı .
-yüksekte yer tutanların ,aşağıdakiler kadar emniyette olmadığını unutma.
-haklıysan mücadeleden korkma!
2.ETKİNLİK

*yukarıda verilen emir,öneri ve telkin mahiyetindeki ifadelerin metinde kullanılması metnin emredici bir anlatım özelliği kazanmasını sağl**ıştır.
SAYFA 135 


1.emredici anlatımların öğretici ve açıklayıcı yönleri de vardır.verilen metinlerin de öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.

2.metinlerdeki ifadeler geniş z**an bildirecek şekilde verilmiştir.bu ifadeler kanun ve kuralların her z**an geçerli olacağı anl**ını vermektedir.


sayfa 136


3.etkinlik
*şeyh edebalinin vasiyeti:şeyh edebalinin osman gaziye verdiği öğütler bildirilmiştir.osman gazi nezdinde bütün okuyucuların metinde verilen öğütleri bilmesi ve uygul**ası için yazılmıştır.

1982 anayasası :türkiye cumhuriyetinin kanunlarını bildirmek **acıyla yazılmıştır.
öss kılavuzu:öss’ye giren adayların uymaları gereken kuralları bildirmek **acıyla yazılmıştır.

4.etkinlik

*şeyh edebalinin vasiyeti metninde ikinci tekil şahıs z**iri ve ikinci tekil şahıs iyelik ,ikinci tekil şahıs bildirme ekleri sıkça kullanılır.bu eklerin sıkça kullanılması anlatımın emredici bir özellik kazanmasında etkili olmuştur.

*”1982 anayasası ”metninde üçüncü tekil şahıs z**iri ve geniş z**anı kipi sıkça kullanılmıştır.bu eklerin sıkça kullanılması anlatıma her z**an geçerli olan bir emredicilik anl**ı katmıştır.

*öss kılavuzu metnindede ikinci çoğul z**iri ve emir kipi sıkça kullanıldığı için anlatıma emredici bir özellik katmıştır.
5.etkinlik

değiştirilemez—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
teklif edilemez —–geniş z**an(olumsuz)——telkin
tanın**az—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
ol**az—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
yapıl**az—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
devredilemez—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
dokunul**az—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
kullanıl**azlar—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
tabi tutul**az—–geniş z**an(olumsuz)——telkin
başlaya bilirsiniz—–geniş z**an——–telkin
unutmayınız—–emir kipi——-emir
kullanmayınız—–emir kipi——-emir
buruşturmayınız—–emir kipi——-emir
koymayınız—–emir kipi——-emir
katl**ayınız—–emir kipi——-emir
taşırmayınız—–emir kipi——-emir
bırakınız—–emir kipi——-emir
sayılacaktır——gelecek z**an——telkin
düşülecek——gelecek z**an——telkin
olacaktır——gelecek z**an——telkin

*cümlelerin emir,öneri veye telkin anl**ı taşıması fiililerin çekimlendiği kiplerle ilgilidir.

6.etkinlik

emredici anlatımın özellikleri

*emredici anlatımda emir,telkin ve öneri anl**ı taşıyan ifadelere yer verilir.

*emredici anlatımın uyulması beklenen bir bir üslubu vardır.

*cümlelerde fiililer hakimdir.

*emredici anlatımın öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.

*emredici anlatımda dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.


sayfa 137

7.etkinlik

*kafasına koy-…. …..anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*kaleme al-………anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*gözüne gir- ……. anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*hareket et -………..yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*mutlu ol-…………yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*memnun ol-………yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*hissetmek-……..yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*bileme-……kurallı birleşik fiil
*söyleyiver-…..kurallı birleşik fiil
*öleyaz-……. kurallı birleşik fiil
*verebil-…….kurallı birleşik fiil
*yapadur-….kurallı birleşik fiil
*koşuver-…….kurallı birleşik fiil
*bakakal-…….kurallı birleşik fiil
sayfa 138

8.etkinlik

*yazabildi—-yeterlilik
*koşuver—–tezlik
*gidedur——süreklilik
*düşeyazdı——yaklaşma

10.etkinlik

*davranmalıdırlar.
bulundurul**az
yapıl**az
bulunul**az
verilemez
yakalan**az
tutuklan**az
sürgün edilemez
suçsuz sayılır
suçlu sayıl**az
yoksun bırakıl**az
olmalıdır
özendirmeli
geliştirmelidir

*metinde geçen bu fiillerle insanların yapması veya yapm**ası gerekenler bildirilmiştir.altı çizili olan fiiller edilgen çatılı fiillerdir.yani fiiilin bildirdiği yargıyı yapan belli değildir.


sayfa 139

4.metin

fiil—————————fiil çatısı
gerekiyordu(korum**) ——etken
yaptım———————-etken
gerdim———————–etken
yatmıyordum—————etken
yatıyordum—————-etken
veriyordu——————etken

5.metin

fiil—————————fiil çatısı
gerekiyordu(korunması)——-edilgen
yapıldı———————–edilgen
gerildi—————-edilgen
yatılmıyordu————-edilgen
yatılıyordu—————edilgen
veriliyordu—————-edilgen

*fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olduğu durumlarda etken çatılı fiiller ,fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olmadığı durumlarda da edilgen çatılı fiiller kullanılır..


Hazırlık çalışmaları
S.160

1.Sorunların çözümünde başkalarının fikirlerini almak herzaman iyidir. Çünkü bizim düşünmediğimiz yada aklımıza gelmeyen birşeyi başkası akıl edebilir yada düşünebilir..

2.Tartışmada düşünceleri açıklarken, sakin olmak gerekir en başta.Karşı tarafın tepkisi ne olursa olsun mümkün olduğunca alttan almalı ve iyi niyetli olmalıyız.
Ve tartışma yaparkende örnek,kaynaklar ve kendimizi iyi ifade etmeliyiz…

3.Agust Bloni’ye ait bu sözde aslında tartışma yokken, iki insanın bir konuda zıt görüşlü olması ve bu yüzden bu görüş sayesinde tartışmanın ortaya çıkmasını anlatıyor..
1.Metin cevapları

1.Bu metinin yazılış amacı, Geçmiş dönemlerde Türk Tiyatrosunun batıyı taklit ederek başarısız olduğunu ve sonraki yıllarda kendimize has bir tarz oluşturarak batı etkisinden uzaklaştığımızı ve daha başarılı olduğumuzu anlatıyor..

2.Soruyla başlamıştır. Ve örneklendirmeler yaparak konuya devam etmiştir..

3.Gözlemci bakış açısıyla yazılmıştır ve karşılaştırmalar yapılmıştır örnek verilerek..
4.Katkısı olmuştur, konuyu açıklaması hakim olması ve örnekler vermesi bunu gösterir.
5.Göndergesel işlevde kullanılmıştır. Ayrıca örneklendirmeler,yazar isimleri ve kaynaklar gösterilmiştir..

2.Etkinlik

1.* Bu soru yüzyıldır tartışılıyor (zaman zarf)
* En az bir doksan yıl için çizilş oldu (zaman zarfı)
* Çoğu zaman (zaman zarfı)

2.Farklıdır çünkü örnek vericek olursak ;

” Okula gittim ” cümlesi sadece birşeyi belirtir durumu belirtir. Ama ;
” Bugün okula gittim ” cümlesinde daha ayrıntılı bir zaman işareti vardır yani burada zaman daha belirgindir..

S.162 / 2.metin

1.Yine soruyla başlamıştır..
2.Burada yazar kişisel bilgileri eklemiştir. Örnek cümleler : -Bence ve
diye söz aldı A.

3.Etkinlik
(tabloyu yapmadık , hoca işaret koymayın hiçbirine dedi, fazlada durmadık üzerinde)

* Bundan hareketle tartışmacı anlatımda kelime ve cümlelerin özelliklerini belirleyin..
- Tartışan kişi konu hakkında belli bir bilgiye sahip olması gerekir, kendini ifade ederken gereksiz söz tekrarından ve karmaşık kelimelere yer vermemesi gerekir.Kendi düşüncelerini kısa,kesin ve uygun bir üslupla kullanması gerekir..

S.163
Anlama ve yorumlama / 7.Etkinlik

*Dil göndergesel işlevde kullanılır.
*Tartışılan konunun tartışılabilir nitelikte olması
*Açık ve kesin ifadelerin olması
*Bir konu hakkında söz söyleyenlerin yani tartışanların o alanda uzman veya bilgili olması gerekir
*Ve 2 zıt düşüncenin konusu ele alınır..



10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 183 
Hazırlık
1-üniversiteyi bitirmiş iyi gelirli bir işe sahip olmak isterdim(tabi bu benim fikrim)
2-gelecek nesillere temiz,barış içinde,savaşın olmadıgı…bir dünya bırakmak isterdim
3-teknolojik gelişmeler olsun ama zararları da ortadan kalksın
1.ETKİNLİK:
*ÜTOPYA:gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller
*ortak özellikler:-hayalidir -gerçekleşmesi mümkün degildir

10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 184 1. Ütopya
Thomas More, kendisinden sonra gelen bütün “toplum mühendislerini” etkileyecek bir kavram olan ütopya sözcüğünün isim babası olmasaydı, belki de yalnızca İngiliz siyasi tarihinde bir madde olarak kalacak ve onurlu mücadelesi pek bilinmeyecekti. Oysa, 1478 doğumlu Sir Thomas Moore, Kral’a, hayatı pahasına da olsa HAYIR demesini bilen ve inançlarını hiç bir baskı altında değiştirmeyen bir kişiydi. Farklılıkları daha Üniversite eğitimi sırasında belirmeye başlamıştı. Oxford’da Grekçe ile tanışmış ve Grek düşüncesini yeniden araştıran İtalyan Rönesanssına sempati duymuştu. Bu eğilimi ailesi ve otoritelerin tepkisini çekince, dostu Erasmus’un da etkisiyle hukuku seçti. 1504 ise, parlamentoda – VIII.Henry’nin vergi isteğine karşı çıkan- muhalif bir üyeydi. 1514’de şövalye de oldu.
Kral, pek hoşlanmamakla birlikte, giderek popülerleşen, bilgisi ve tavırları ile sivrilen More’la ilişkilerini sıcak tutmaya çalıştı. Önce Adalet Bakanlığına getirildi More. Ancak, mahkemeye işi düşenlerden hediye almayı reddederek teamülleri çiğnedi! Ardından Kral’ın boşanma isteğini reddetti. Böylece sarayla arası açıldı ve 1532’de istifa etti bakanlıktan. Davet edildiği evlilik törenine de katılmadı. 1534’de VIII. Henry’nin parlamentodan geçirdiği “Üstünlü Yasası”nı da inançlarına ve hukuka aykırı bulduğu için kabule yanaşmadı ve kralın papadan üstün olduğuna dair yemin etmeyi reddetti. İpler gerilmiş, kılıçlar çekilmişti artık. Suçu idamı gerektirmiyordu, ancak yalancı tanıklıklarla “vatana ihanet ettiği” saptandı..! Tavrından vazgeçerse affa uğrayacağı söylendiği halde, inançlarını çiğnemedi, vicdanının sesine uydu ve başını cellada vermekten imtina etmedi (1535). Gerçek bir aydındı Thomas More…
Kavram olarak Ütopya

Kuzey ülkelerinde Rönesans, İtalya’dan sonra başladı ve hemen reformla karışmış bir duruma geldi. Bu nedenle dinsel etkilenmişliği vardı, anarşist ve ahlakdışı değildi. Tersine sofuluk ve kamu erdemiyle ilişkiliydi. Bu akımın örnekleri aynı dönemde yaşamış ve arkadaş olan Erasmus ve Sir Thomas More’dur. İkisi de meslekten filozof değillerdi, sistematik her şeye karşı hoşnutsuzluğu temsil ediyorlardı ve Skolastiğe olan tepkiyi belirleyen de bu hoşnutsuzluktu.
Konuya balıklama dalmadan önce, sözcüğün sözlüksel bir tanımını vermek istiyorum. Ana Britanica’nın Ütopya maddesi şöyle ; “yaşayanlarına kusursuz bir düzen içinde var olma olanağı sağladığı kabul edilen ideal ülke”. Kelimenin çağrışımı ise, “olanaksız ölçüde idealist” reformcu görüşlere temel olmuştur(tabii buradaki idealizmi felsefi idealizmden ayırmak gerekiyor). Sözcük ilk olarak Sir Thomas More tarafından 1516 yılında telaffuz edildi. Terimi yunanca qu (değil) ve topos(yer) sözcüklerinden türeten More, olmayan yer anl***** gelen sözcüğü, bütünüyle akıl yoluyla yönetilen ortak mülkiyete dayalı bir kent devleti olarak betimledi.
Yani, ütopya üretilmiş bir sözcük, ama kavramsallaşması ile birlikte, beklenmedik bir etki yaratmış. Onun üstüne herkesin farklı anlamlar yükleyişi basit bir dilsel olanaksızlıktan değil, toplumsal tasarımlardaki karşıtlıklardan geliyor. Gün****k konuşmalarımızda hayalcilik gibi kullanıyoruz bu sözcüğü, ama felsefi, siyasi ve ideolojik kuruluşları biraz farklı. Oralarda hayal ve gerçek birbirine karışıveriyor. En büyük ve etkili ütopyalar olarak, çok ya da tek tanrılı, cennet ve cehennem tasarımlı dinleri, bu hayal ve gerçek karışımı için örnek olarak göstermek mümkün. Thomas Moore’un bu kavramı kullanışından önceki tarihsel dönemlerde de -adı din ya da felsefe olsa da- ütopyacı anlayışları bulup çıkartmak hiç de zor değil. Bu tarih neredeyse yazının/mağara resimlerinin tarihi kadar gerilere uzanıyor.
More’un Ütopyası
Thomas More’un “Ütopya”sı, roman sanatının henüz ortaya çıkmadığı o tarihlerde, bir anlatı metni olarak kurgulanmıştır ve Kolomb’un keşiflerinin etkisiyle yazılmış ilk kurgusal metin olması nedeniyle de ilginçtir. Ütopya, Güney yarım küresinde bir adadır. Hikaye, bu adada yaşamış bir gemicinin, ada halkının kurduğu düzeninin mükemmelliğini Avrupa’ya tanıtması biçiminde sürer. Böylece More, hem İngiltere’deki iktidarın mutlak olamayacağını belirtir, hem de olması gerekenleri işaret eder. Siyasi ve ekonomik hayatı yeniden kurgular.
“Ütopya”, devletin ilk mimari tasarım olarak da ilgiye değer; Bu ada devletinde, hepsi aynı plana sahip 54 kent var ve sadece başkentin planları değişik. Bütün cadde genişlikleri aynı (10 metre kadar). Herkesin evi aynı stilde. Evlerde bir sokak bir de bahçe kapısı var ve kilit yok. Herkes istediği eve girebilir, damlar da düzdür. Sahiplik duygusu olmasın diye 10 yılda bir ev değiştirilir. Köylerde her biri 40 kişiyi barındıran çiftlikler bulunur ve şimdi More’nun eşitliğinin sınırına geliyoruz, bu 40 kişiden ikisi köle! Her çiftlik yaşlı ve bilge olan bir kadın ve bir erkek tarafından yönetiliyor. Evlerin bile bu denli aynı olduğu adada elbette kılık ve kıyafet de belirlenmiş, herkes daha doğrusu her kategori yaz kış aynı türde giyiniyor. Bir giysi yedi yıl dayanacaktır. Çalışma sonunda giyilen yün harmaniyeler(pelerin) de aynıdır ve doğal yün rengindedir.
Tanıtımı More’un cümleleri ile sürdürürsek;
“Bizim toplumumuzda kadınlar, rahipler, hizmetçiler, dilenciler çoğunluk yararlı bir iş yapmaz. Zenginlerin varlığı dolayısıyla da gereksiz lüksler için çok emek harcanır. Ütopya cumhuriyetinde bunların önüne geçileceğinden çalışma 6 saat olarak belirlenmiştir. Eğer artık değer ortaya çıkarsa, günlük çalışma saati kısıtlanır. Aile ataerkildir. Evlenen oğul babasıyla oturur. Eve sığmazsa yeni bir eve aktarılınır. Kentler büyürse yeni bir kent kurulur. Hayvanların öldürülmesi, özgür yurttaşlar zalimliği öğrenmesin diye kölelere havale edilir. Yemek kamuya ait salonlarda yenir ve buradaki ayak işlerini de köleler görür. Evlenirken hem erkeğin hem kadının bakir olması esastır. Demirin olmadığı adada bunu sağlamak için dış ticaret yapılır. Savaş zaferleri ile övünülmez, ancak zorunluluk halinde savaşa girilir ve mümkünse paralı askerler tutulur. Altın ve gümüş birikimi savaş için yapılır. Gün****k hayatta ise altın ve gümüş oturak ya da hayvan zinciri olarak kullanılır ki nefret edilsinler. Mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz konusu. Kadınlar da rahip olabilir, rahipler onurlandırılır ama toplumda güç sahibi de değillerdir. Tanrıya inanmayanlar yurttaş sayılmaz ve siyasal yaşantıya katılmazlar ama hiçbir bakımdan rahatsız edilmezler.”
Görülüyor ki More’un ütopyası şaşırtıcı ölçüde liberal ve o ana dek Hıristiyan dünyasında görülmedik derecede laiktir. Komünizm tasarısı ise pek önemli değil, çünkü ondan ne anlaşıldığı belirsiz ; üstelik bu tarz bir komünizm pek çok dinin söyleminde de fark edilir. Mesela, Müslümanlığın cennet tasarımını bile göz önüne getirirsek, mülkiyet ilişkilerinden söz edilmeyen eşitlikçi bir yaşantı algılarız. Buradaki liberal düşünceler; savaş, dinsel hoşgörü, yumuşak cezalar, hayvanların öldürülmesine karşı duyulan irkilti incelendiğinde ortaya çıkıyor. Sanki kendi geleceğini okumuşçasına, More, “Ütopya”sına, hırsızlığa ölüm cezası verilmesini eleştiren bir kanıtla başlar.
Her ütopya, kendi çağının toplumsal koşullarının bir eleştirisi niteliğini barındırır. Dinsel bir inançla, yaşanan kötülüklerden, Hıristiyanlığın başlangıcındaki eşitlikçi görüşlerle arınılacağı öğretisine inanan Thomas More, siyasi iktidarın tek elde toplanmasına ve sınıfsal imtiyazlara karşı çıkan bir metin yazmıştır. Ne var ki, ilk bakışta eşitlikçi görünen bu ütopyanın da altını kazıyınca, bir çok ütopyada olduğu gibi, bireyi yok sayan ve tek tipleştirici bir toplum mühendisliği ile karşılaşırız. Toplumda farklılığa yer yokmuş gibi görünür, ama yönetimle ilgili kişiler bilgililer arasından seçilir. Yani ütopik de olsa, bilginin topluma yayılacağı düşüncesi öne sürülmez. Buradan, soylu kesimin yoksul halkı ne denli küçümsediği çıkarılabilir. Toplumun en hümanist ve aydın insanları bile, toplum tasarılarında sınıf farklılıklarını bir biçimde ortaya koyuyorlar. Ancak, 1518 yılında yazılmış bu metni kendi dönemindeki düşünceler, yasalar ve inançlar eşliğinde değerlendirmek gerekir. Buradaki tek tipleştirmedeki abartı, dönemin soylularının debdebesi ve toplumun büyük yoksulluğuna bir tepkidir mesela.
Thomas More’dan sonra da bir çok ütopya yazıldı. Hatta, kimilerine göre Marx’ın komünizmi de bir ütopyaydı. Ütopya yazımının seçkinciliğine karşı anti-ütopyalar da üretildi. Ama, yapısı ne olursa olsun, “toplumsal ütopya, yoksul sınıfların ayrıcalıklı sınıflara ya da düşünen insanın varolan düzene karşı duyduğu hınçla başlar ama onu aşarak yeni toplum mo****ni çizer; yeni toplumun varlığını geçmişte ya da gelecek içinde, boşlukta bir yere yerleştirir, zamansa belirsizdir. Bu yeni toplum varolanın negatifidir. Bu düşünce çağının insanlarını devrimci eyleme çağırmamakla birlikte, mutluluk arayışı içinde, kurulu düzenin yıkılması için çalışır ve ara sıra yolunu şaşırmış olsa da her zaman bir değişiklik gereğini dile getirir”.

a.ömer Türkeş

2. Metinde yazar gerçekleşmesi mümkün olmaya bir düşüncesini, hayalindeki ülkeyi anlatmış ve bu ülkedeki yaşamı kendi bakış açısında değerlendirmiştir.
3. Metinde yazarın düşündüğü ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri anlatılmıştır. Anlatılan ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri tamamen tasarı boyutunda ve gerçekleşmesi mümkün olmayan özelliklerdir.
4. Metinden hareketle yazarın, geleceği çok güzel gürmek isteyen, hayal dünyası geniş bir ütopist olduğu söylenebilir.

2.ETKİNLİK,

• Cümlelerde yer alan “ve, oysa, yani” gibi sözcükler tek başlarına anlamı olmayan ancak cümlede kelime ve kelime gruplarını anlan bakımından birbirine bağlayan “bağlaç” görevinde olan sözcüklerdir. Bağlaçlar bağlandıkları sözcükler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurar.
2.Metin:
1. metinde geçen “1.4 C° ile 5.8 C° arasında bir artış alacağını”, “Sosyal – ekonomik sektörleri ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek nemli değişikliklerin olacağı”,”oluştura bilir” ifadeleri ihtimal anlamı vermek ve metinde gelecekle ilgili tahminleri dile getirmek için kullanılmıştır.
2. Metinde anlatılanların çıkış noktası olarak küresel ısınma ve iklim değişikliği verilmiştir.

3.ETKİNLİK

Metinler Bağlaçlar Bağlama Grupları
Ütopya
ve – de – değil – ama
-ya da – yalnız -
ne… ne – da… da – da yani, ile
Köle çocuklar yada başka memleketlerde köle olanlar, yönetici ve yargıç, savaştan da vuruşmadan da

İklim Değişikliği
ve – de – veya
Ekonomik büyüme ve nüfus artışı, öngörülemeyen veya tahmin edilemeyen
çevresel, sosyal ve ekonomik sonuçlar.

bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlatımında bozulma olduğu gibi
• Bağlaçlar tek başlarına anlamı olmayan, görevli sözcüklerdir.
bağlaçlar sözcükler söz gruplarını ve cümleleri birbirine bağlar.
Bağlaçlar başka kelime sınıfların(edat,zarf) geçemez.
Bağlaçlar cümlede öge olamaz.

Basit bağlaçlar
Ve-de-yani-ama-ile

Türemiş bağlaçlar.:yalnız
Birleşik:ya da veya

3.ve 4.metin
1.metinlerde geçen ‘’varmıdır,yoktur,yoksa,öyleyse,değil mi,desem ki’’ifadeleri ihtimal anlamı taşımaktadır.bu ifadeler metindeki cümleleri ihtimal anlamıyla birbirine bağlamakla görevlendirilmiştir.

4.ETKİNLİK
—-3 metindeki bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlamında bozulma olduğu görülür.çünkü bağlaçlar,cümleleri,kelime ve kelime gruplarını anlam olarak birbirine bağlamakla görevi sözcükler oldukları için bağlaçlar çıkarıldığında metindeki bu anlam birliği de bozulacaktır.
—bazı bağlaçlrın yerine başka bir bağlaç kullanılabili.örneğin ve bağlacının yerine ile bağlacı veya bağlacının yerine ya.. ya bağlacı bile bağlacının yerine dahi bağlacı kullanılabilir.

—-ve ,ile bağlaçlarının yerine virgül,ama,fakat,çünkü,de bağlaçlarının yerine de noktalı virgül kulanılabilir.

5.ETKİNLİK
ZAMAN BİLDİREN KELİMELER
Anda—verip—bir nisan akşamı—günlerden sonra bir gün –sonra-sesimi tekrar duyduğun gün

BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR
Doğar—toplarlar—-yardımlaşır—-arıyorum—düşmüşüm—sürdüm—kopardım—karşılayacak—

—zaman bildiren kelimler ve çekimli fiiller metnin anlamını zaman bakımından etkilemiştir.


sayfa 194

1.mülakatı yapan kişi ile attila ilhan’ın resmi bir hitap ve dinleyiş tarzları vardır.mülakatta bu resmiyet önemli bir özelliktir.

2.metinde gerçekleşen iletişimde görme ve işitme duyularının etkin olarak kullanılması mülakatı olumlu yönde etkilemiştir.

3.mülakatı gerçekleştiren kişi attila ilhan’a sorularını yöneltirken resmi bir üslup kullanılmıştır.

4.attila ilhan ,sorulara cevap verirken aynı resmiyetin içinde samimi bir üslup kullanmıştır.

5.metnin giriş bölümündeki tanıtımdan anlaşıldığı kadarıyla röportaj bir televizyon veya radyo programında gerçekleştirilmiştir.

6.karşılıklı konuşmalar bağlama ve konuşan kişilere göre değişir.

7.mülakatın uzun yada kısa olması yapılan söyleşinin niteliğine göre değişebilir.
sayfa 195

1.metinde yazar kış aylarını ,günlerinin kısa olması sebebiyle sevmediğini ancak kışın soğuğundan şikayetçi olmadığını dile getirmiştir.

2.yazar düşüncelerini sıralarken okuyucuyla sohbet havası içerisinde,samimi bir üslup kullanmıştır.

3.ETKİNLİK

GELDİĞİ GİBİ:
gönderici:yazar
ileti:kış ayı ile ilgili düşünceler
kanal:yazı
alıcı:kuyucu
bağlam:metin

ATTİLA İLHAN ‘LA MÜLAKAT

gönderici:mülakatı yapan kişi attila ilhan
ileti:sorular-cevaplar
kanal:öz
alıcı:attila ilhan mülakatı yapan kişi
bağlam:mülakat

*mülakat metninde iletişim soru-cevap şeklinde gerçekleştirildiği için söyleşmeye bağlı bir anlatımla iletişim gerçekleştirilmiştir.”geldiği gibi”metninde ise yazar iç konuşmaya (monolog)dayalı bir anlatım gerçekleştirmiştir.

sayfa 196

4.ETKİNLİK
*metnin anlatımında jest ve mimiklerin kullanılmasının anlatımı daha doğal ,daha etkili bir hale getirdiği vurgulanır.

5.ETKİNLİK

*verilen cümlelerde geçen ”hay hay”ifadesi olur,tamam,peki anlamlarına gelecek şekilde bir düşünceyi ,”hay Allah!”ifadesi ise bir duyguyu dile getirecek şekilde kullanılmıştır.

*metinlerde geçen ”keratalar ,vuuu,üşüdüm,hele şimdi ,değilsiniz ya,ah,hay hay ,ibey,arabacı ,bravo ”gibi sözcükler bir duyguyu ifade ederek ,seslenme anlamı taşıyarak ünlem görevinde kullanılmıştır.

sayfa 197

1.metinde yapılan bazı söz ve anlam tekrarları anlatımı daha etkili hale getirmek ve bazı ifadelere dikkat çekmek amcıyla yapılmıştır.

7.ETKİNLİK

YALNIZ ÇOCUĞUN AZABI :ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Bende onların arasındayım ve onların arasında büyüğümde yoktu.. Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşımdan beri çekiyordum.

Bende buradaki pek çok çocuk gibi nice muayene odalarının önünde yıllarca bekledim. Artık benim yanımda büyüğümde yok, artık ondört yaşımdayım. Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıyı geçip 9.Hariciye Koğuşu’na doğru ağaçların sağlığını kıskanarak yürür, içimi ürperten bu dehlize birazda korkarak girerdim

 

2012-2013 10.sınıf Dil ve Anlatım kitabı etkinlik cevapları (Zambak Yayıncılık)

14. sayfa
A bölümü
*Sunum
*İletişim
*kısa
*takip etmelidir
*dinleyicileri
*sunum
B bölümü
D
D
D
Y
D
D
D
Y
D
D
D
D

c bölümü

sunum hazırlık aşaması
2-planlama
3-bilgi toplama
4-hedef kitleleri belirleme

sunum planlaması
2-taslak üzerinde çalışma
3-sunum yöntemini belirleme
4-araçları hazırlama

sayfa 14;
A.Boşluk doldurma:
1-sunum
2-uyum(eşgüdü)
3-görsel/kısa
4-dinlemelidir.
5-dinleyiciyi
6-Sunum

B.Doğru/Yanlış
1-D, 2-D, 3-D ,4-Y, 5-D, 6-D, 7-D, 8-Y, 9-D, 10-D, 11-D, 12-D

Sayfa-15
1-b
2-e
3-b
4-a

Sayfa 19
1- Türkçemize giren yabancı kökenli kelimeler üzerinedir. Bu kelimeleri ayırmamız gerektiği söylenmektedir.
2-Bu tartışmada sadece tek bir taraftan bakılmıştır. Yani zıt düşünceler söz konusu değildir. Tartışma bence amacına tam anlamıyla ulaşamamıştır.
3-Tartışmalarda zıt düşünceye sahip insanlar birbirlerini kıracak, küçük düşürecek şeyler yapmamalıdırlar.Hakaret etmemelidirler.Eğer yapılırsa bu hem tartışmanın kalitesi açısından hem de bu tartışmaya katılan, izleyen, dinleyenler açısından da hiç iyi olmayacaktır.
4- Evet ben düşünüyorum; çünkü insanlar önyargılı davranıp, karşısındaki kişinin görüşüne aldırmayıp benim dediğim doğru diye diretirse tartışmanın kalitesi düşer ve ortaya büyük bir gerginlik çıkabilir.
5- Güncel konular yer alır, tartışmaya katılanlar örneklerle beraber kendi düşüncelerini başkalarıyla paylaşırlar ve bu düşüncelere karşı zıt düşünceler tartışmada yer alır.
Bu kadar yapabildim arkadaşlar.
7-Öğreticilik. Göndergesel işlev. bunu şurdan anlıyoruz dille ilgili açıklamalar yaptığından.

Sayfa 20
2. etkinlik
1-tartışma problemlerinin seçimi
2-tartışmayı yönlendirecek soruların belirlenmesi
3-araç ve tekniklerin belirlenmesi
4-tartışmanın yapılacağı fiziksel ortamın düzenlenmesi
5-değerlendirme

sayfa 21
3.etkinlik
topluma açık tartışmalar
-herkese açık olarak olarak gerçekleştirilir
-bilgilendirme yönlendirme amçlıdır
-basın ve halk önünde gerçekleştirilir
-sonuçlar ayrıca duyurulmaz
-tartışmaya dinleyicilerde katılır

topluma kapalı tartışmalar
-sonuçları yalnızca basın aracılığıyla verilir
-kamuoyu oluşturmak amaçlanır
-sonuç bildirisi yayınlanır
-basına ve topluma kapalıdır
-konuları günceldir

sayfa 22 BOŞLUK DOLDURMA

1.başkan
2.tartışma
3.panel
4.münazara

DOĞRU-YANLIŞ
Y D D D

Sayfa 23 – ÇOKTAN SEÇMELİ
1.A
2.E
3.E
4.E
5.B
6.C
7.D
8.A

sayfa 29
boşluk doldurma
1-başkanın
2-panel
3-katılımcılar

y
d
d
d

1-e
2-b
3-d

sayfa 30
1-fikirlerin
2-paneli
3-amaç
b bölümü
d
d
d
y
c bölümü
1-a
2-d
3-d

Sayfa 30
panelde seçilen konu üzerinde farklı ‘düşüncelerin dile getirilmesi sağlanır.
tartışmayı yoneten başkan knouyu yonlendirecek şekilde…
B:
D
Y
Y
D
C:1.C 2.D 3.B

Sayfa 34
1.) Vardır .Tema, hazırlık , sözcükler etkiler.
2.) Gerçekçilik kazandırır.
3.) Evet Belirtmiştir. Giriş , Gelişme, Sonuç

Sayfa 35
1. Etkinlik

3. Soru) Önemlidir. Çünkü hazırlıksız olursak anlatımımızı çok iyi yapamayız, karışıklık olur ama eğer hazırlanırsak çok iyi bir şekilde yaparız.

Sayfa 36
3. Soru) Önemlidir. Çünkü ön hazırlık yapınca konuyu nasıl anlatacağımızı planlarız ve düzgün bir şekidle anlatırız.
4.Soru) Yazıya ve konuşmaya öznel düşünce eklemek, Toplanan bilgileri deneyimlerle zenginleştirmek, Yazma ve Kobuşması öncesi bilgi toplamak.

Sayfa 37
Ölçme ve Değerlendirme

D
D
D
D
D
D
D
D
C.
3. C
4. E

Sayfa 41
A)1.boşluk konu
2.boşluk tema
3.boşluk içerik
4.boşluk kişiler
5.boşluk olay örgüsü

B)1,4,5,7,9.boşluk-bireysel tema
2,3,6,8. boşluk -sosyal tema
C)1-b
2-d
3-d

Sayfa 50 – Hazırlık
1.Bu hikayeyle verilmek istenen mesaj nedir? Düsüncelerin kisiden kisiye değistiği.
Ayrıca Bacon’ın sözünde sıradan şeyleri gözümüzde büyüterek mucizevi şeylere dönüştüreceğimize mucizevi şeyleri sıradan şeylere dönüştürün böylece başarıya ulaşırsınız
Sadi Şirazi’nin sözünde ise Bazı güzellikleri herkes aynı gözle göremeyebilir.Bakışa göre karşı tarafın güzelliği,iyiliği veya kötülüğü değişebilir. bunlar anlatılmakta..

Metin İnceleme
1-Yazarın hayata bakış açısıyla ilgilidir.
3-Kişiselerin bireysel düşünceleri,yaşam biçimleri,hayat şartları..
5-Çirkinlik-somut Romantizm-soyut İyi-soyut Oy deposu-soyut Binalar-somut vb..

Sayfa 51 – 1.Etkinlik
1.Metin Somut 2.Metin Soyut
Tablodaki görme işitme tatma koklama dokunma bunlar 1.metine aittir.

2.Etkinlik
Öznel-kişinin kendi duygularıyla ifade ettiği düşünceler
Nesnel-herkes tarafından değişmeyen kesin ifadeler. (bunu açıklamama gerek yoktu sanırım neyse )

1.Metin Nesnel 2.Metin Öznel

Sayfa 52
Tablodaki özelliklerden
1- 1.Metin
2- 1.Metin
3- 2.Metin
4- 2.Metin
5-6-7 – 1.Metin
8-9 – 2.Metin
10-11 -1.Metin sadece bu kadar yaptık 3.Etkinlik ve 53.sayfa benimde ödevim umarım yardımcı olmuşumdur..

52. sayfadaki tablo şöyle

Doğrudan Anlatım 1.Metin hepsi. İç taraflarında ağaçların yüksekliği elli,altmış metreyi bulur. buradaki bulur doğrudan anlatım olduğumu gösterir vb..
Dolaylı Anlatım 2.Metin. Annesini tanımıyormuş burdaki -muş dolaylı anlatım oldugunu gösterir. vb..

53. sayfadaki 4.etkinlik
Şiir aynı olduğu halde değişen nedir? örneğin çocuk gibi okunduğunda daha bir masumluk,şirinlik vardır. Şiir tamamen konu başlığımızda olduğu gibi anlatıcının tavrıyla ilgilidir.

6.Etkinlik
kişisel düşünceler- hiç görmediğim bir güzellikteydi. hiç kimse görmüyor bu güzelliği.. vb
günlük olduğu için tamamen kişisel düşüncelere yer verilmiştir diyebiliriz..

Sayfa 54 – 8.Etkinlik
1.cümle- öznel soyut doğrudan
2.cümle-öznel soyut doğrudan
3.cümle-nesnel somut dolaylı
4.cümle-öznel soyut doğrudan
5.cümle-nesnel somut dolaylı

Ölçme Değerlendirme
1-Somut 2-Öznel 3-Nesnel 4-Soyut 5-Doğrudan Anlatım 6-Dolaylı Anlatım.

Sayfa 55 (D/Y)
1-D 2-Y 3-Y 4-Y 5-Y

Çoktan seçmeli sorular
1-D 2-D 3-D 4-E 5-C

Sayfa 56 ile Sayfa 60 Arası Cevaplar
6. Anlatımın Özellikleri

Metin İnceleme

1.)Açık bir anlatımda fikirler, duygular açık ve net şekilde anlatılmalıdır. Buna göre yukarıdaki metinlerden hangisinin açık anlatıma sahip olduğunu belirtiniz.

CEVAP:Birinci metin açık anlatıma sahiptir.

2.) Açık anlatımlarda, anlatılacak hâlin ve olayın, betimlenecek görünüşün, sezginin, dile getirilecek duygunun ve düşüncenin anlatıcının zihninde açık ve net biçimde belirlenmesi gerekir. Anlatılacak, dile getirilecek, betimlenecek hususların dilin bilinen ve kabul edilen kurallarına uyularak düzenlenmesi zorunludur. Buna göre yukarıdaki metinlerden hangisi açık bir anlatıma sahip değildir? Niçin? Sözlü olarak ifade ediniz.
CEVAP:İkinci metin açık anlatıma sahip değildir. Çünkü bu metinde çok sayıda anlatım bozukluğu yapılmış ve metnin anlaşılırlığı zayıflamıştır.

3.) Güzel bir anlatım için sözlü veya yazılı ifadenin hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi; ses akışını bozan, söylenmesi güç seslere ve kelimelere yer verilmemesi; gereksiz söz tekrarından kaçınılması gerekir. Buna göre yukarıdaki metinlerden hangisinin güzel anlatıma örnek olamayacağını açıklayınız.
CEVAP:İkinci metin güzel anlatıma sahip değildir. Çünkü bu metinde ses akışını bozan, söylenmesi güç seslere ve kelimelere yer verilmiş, dilbilgisi kurallarına uymamaktan kaynaklanan “ifadenin hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi” kuralına da uyulmamıştır.

Anlama ve Yorumlama
1.etkinlik

İncelediğiniz metinleri tablodaki özelliklere göre değerlendiriniz.
CEVAP:

Açık, duru anlatım ile kapalı anlatımın özellikleri nelerdir? Tablodan ve metinlerden hare*ketle tartışınız. Sonuçları maddeler hâlinde defterinize yazınız.

CEVAP:
Açık ve duru anlatım anlatımın özellikleri:
ü Fikirler, duygular açık ve net biçimde anlatılır.
ü Anlatılanları okuyucu net şekilde anlar.
ü Anlatılanlar bilinen dil kurallarına uyularak aktarılır.
ü Gereksiz ses ve kelime tekrarlarına yer verilmez.
ü Dil ve ifade gayet sade, gösterişsiz ve süssüzdür.
ü Söylenmek istenenler kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
Kapalı anlatımın özellikleri:
ü Anlaşılmayan ifadelere yer verilir.
ü Ses akışını bozan, söylenmesi güç ses ve kelimelere yer verilir.
ü Fikirler ve duygular anlatılırken muğlâk ifadeler kullanılır.
ü Kelime ve cümle düzeyinde gereksiz ifadeler kullanılır.
ü Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılır.
ü Gereksiz deyim ve terimlere yer verilir.
ü Kullanılmayan söz ve söz öbeklerine yer verilir.

Yukarıdaki tablodan yararlanarak aşağıdaki şemaya açık bir anlatımın özelliklerini yazınız.

CEVAP: Akıcı Bir Anlatımın Özellikleri :
Akıcı : Söyleyişin pürüzsüz olması, bir yazının kolayca ve zevkle okunmasıdır. Uzun cümlelerde aynı hece ve eklerin tekrar edilmesi akıcılığı bozar.
Duru : Parçada veya cümlede gereksiz sözcük kullanılmamasıdır.
Yalın : Sanatlı söyleyişlerden, süsten uzak durmaktır. Gereksiz ayrıntılara, sanatsal söylemlere girilmemesidir.

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. Aşağıdaki yargılardan hangisi akıcı bir metnin özelliği olamaz?
A) Devrik ve uzun cümlelere yer verilir.

2. Aşağıdakilerden hangisi sözlü ve yazılı ifadenin hiçbir engele uğramadan akıp gitmesini sağlayan unsurlardan değildir?
E) Yabancı dillerden dilimize geçmiş kelimelerin kullanılması

3. Aşağıdakilerden hangisi yazılı ve sözlü bir metinde akıcılığı sağlayan unsurlardan de*ğildir?
A) Metindeki dil ve ifadenin süslü olması

4. “Dilimizde Arapça ve Farsça dillerinden geçmiş birçok sözcük vardır.” cümlesinde akıcılığı bozan neden aşağıdakilerden hangisidir?
A)Fazla kelime kullanılması

Sayfa 60 ve Sayfa 70 Arası Cevaplar
7. Anlatımın Oluşumu

Hazırlık

Dizelerinin sırası karıştırılmış aşağıdaki şiiri ve cümlelerinin yeri karıştırılmış nesir parçalarını anlamlı birer metin hâline getiriniz.

CEVAP:
Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
De ki: Odur sarsan pencereleri,

v Evrende gördüğümüz, binlerce ışık yılı yarıçapında dev galaksileri bile atomun oluşturduğunu biliyor musunuz?
v Biliyorsunuz da hiç düşündünüz mü?
v Düşündüğünüzde ve evreni “tümevarım” metoduyla incelediğinizde en küçük parçaların en büyük yapıları oluşturduğunu görürsünüz.
v İnsan da böyle değil midir?
v Gözümüzle göremediğimiz atomlar hücreleri, hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri oluşturmaz mı?
v Peki dil için aynı şeyleri düşünebilir miyiz?

Cümleler arasındaki bütünlüğü oluşturan öğeleri belirleyiniz.

CEVAP:
· Her cümlenin kendinden önceki cümleye dil ve düşünce yönlerinden iyice bağlanması
· Önce verilen bilgilerle sonrakiler arasında bir ilişki ve bir bütünlüğün olması
· Cümleler arasında doğal geçişlerin kurulması
· Boşlukların bırakılmaması
· Bağdaşıklık kurallarına uyulması
· Bağlaşıklık kurallarına uyulması

Metin İnceleme

1.)İlk metinde dil bilgisi kurallarına ve sözcüklerin anlam bağlantısına uyulmuş mudur? Metinden hareketle açıklayınız.
CEVAP:Uyulmamıştır. Çünkü metinde dilbilgisi kuralları adeta yok sayılmış, Türkçe ve yabancı kelimeler uyumsuz bir şekilde bir arada kullanılmış, anlamsız kelimeler kullanılmış, kelimelerin büyük bir çoğunluğu yanlış telaffuz edilmiş, cümlelerde bağlaşıklık ve bağdaşıklık kurallarına uyulmamış, bağdaştırmalar yanlış ve anlamsız yapılmış…

2. )İlk metinde ifade edilenler hâlin gereğine uygun mudur? Niçin?
CEVAP:Uygun değildir. Çünkü bir olay veya durum karşısında insanların tavır, düşünce ve hislerini dile getirme tarzları her dilde bellidir. Ancak bu metinde ifade edilenler, doğru ve güzel bir dile ait değildir. Dolayısıyla metinde alışılmamış bağdaştırmalar bir hayli fazla yapılmıştır.

3.)İlk metindeki anlatım bozuklukları metni nasıl etkilemiştir? Tartışarak belirtiniz.
CEVAP:Anlatım bozuklukları metni elbette olumsuz etkilemiştir. Çünkü metni oluşturan söz ve söz öbekleri arasındaki anlam ve mantık bağıntısına uyulmamış, metni oluşturan söz öbekleri arasındaki dil bilgisiyle ilgili unsurlar göze ve kulağa rahatsızlık verecek şekilde yanlış kullanılmıştır.

4.)İlk metindeki konuşmalar dilimize zarar vermekte midir? Dilimizi korumanın, doğru ve güzel konuşmanın önemini düşünerek tartışınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
CEVAP:İlk metindeki konuşmalar dilimize hem de çok zarar vermektedir.

5.)Yazar, ikinci metinde bağdaştırma ve bağlaşıklık kavramlarını nasıl tanımlıyor? Örneklerle açıklayınız.
CEVAPConfusedözcüklerin yeni bir anlam ifade etmek için bir araya gelerek oluşturduğu söz gruplarına bağdaştırma denir. Bağdaştırmalar, yaygın olarak kullanılan sözcüklerle oluşturulabildiği gibi birbiriyle anlamca pek uyuşmayan sözcüklerle de oluşturulabilir. Bağdaştırma, sanatsal metinlerde çok sık rastlanan bir özelliktir. Örneğin; “şehrin kalesi” ifadesi alışılmış bağdaştırma iken “aşkın kalesi” ifadesi alışılmamış bağdaştırmadır.
Metni oluşturan söz öbekleri arasındaki dil bilgisiyle ilgili unsurların göze ve kulağa seslenmesine ise bağlaşıklık denir. Buna göre; adıllar, belirteçler, ön adlar, tamlamalar, durum ekleri, fiil çatısı, cümle öğeleri ve vurgusu vb. bağlaşıklık unsurlarıdır. Örneğin; dilbilgisiyle ilgili anlatım bozuklukları bağlaşıklığa uymayan anlatım bozukluklarıdır.

6.)İkinci metinden hareketle bağdaştırmaların kaça ayrıldığını ve işlevlerini örnekler vererek açıklayınız.
CEVAP:Alışılmış ve alışılmamış olmak üzere iki tür bağdaştırma vardır. Aşağıdaki tabloda bir şiir üzerinde alışılmış ve alışılmamış bağdaştırma örnekleri görülmektedir:

Sayfa 60 ve Sayfa 65 Arası Cevaplar

6. etkinlik

Gruplara ayrılarak aşağıdaki metinleri inceleyiniz. Bütün cümlelerin bir tema etrafında birleşmesi gerekirken bu birleşmeyi bozan cümleleri gösteriniz.
CEVAP:
I. Bu kitap, sanat yaşamımın değişik dönemlerinden seçilmiş ürünlerden oluşuyor.
II. Ağırlık, 1970′lerden önce yazdığım şiirlerde.
III.Son beş yılda dergilerde birçok şiir yayımladım ancak bu şiirleri kitaba almadım.
IV. Anılarımda da belirttiğim gibi bunlar kendimle uzun bir hesaplaşmadan sonra oluşan şiirler.
V. Dolayısıyla beni bütün yönlerimle okurlarıma tanıtacaktır.

I. Okuduğunuz bir eserin nitelikli olup olmadığını mı anlamak istiyorsunuz?
II. Bu, seçici bir okurun yanıtlaması gereken ilk sorudur.
III.Onu birkaç ay sonra tekrar ele alın.
IV. Kötüyse okumaya değmez; iyi ise değişik bir tatla karşınıza çıkar.
V. Size yepyeni ufuklar açar.

7. etkinlik

Aşağıdaki metinde yazarın amacı nedir?
CEVAP:Yazarın amacı; insan hayatında kaderin önemli olduğunu ve insanların karşılaştıkları zorluk ve sıkıntıları göğüsleyebileceğini okuyucuya anlatmaktır.

Bu amaç onu bağdaştırma yaparken “alışılmış” ve “alışılmamış” tercihinde hangi bağdaş*tırma türüne yöneltmiştir?
CEVAP:Metinde alışılmamış bağdaştırma örnekleri çok fazla dikkat çekmektedir. Alışılmamış bağdaştırmalar, metin üzerinde renkli harflerle belirginleştirilmiştir.

Akla aykırı olduğu için inanıyorum.” diyen Latin şairinin herhalde bir bildiği vardı. Gerçekte çevre*mizde olup bitenlerin kahir ekseriyeti önceden tahmin edilemeyen, hesaba geçirilemeyen, mantığa ve düz muhakemeye aykırı şeylerdir. Muhabbetin şirazesi, nefretin endazesi, aşkın hendesesi yoktur. İvazsız samimiyetin sıkletini çekecek terazi, huzurlu bir “fakirhane”nin sıcaklığını ölçecek bir termometre, kahır ve mihnetli geçirilmiş bir ömre sunulan fedakârlığın genişliğini tespit edecek bir mikâp icat edilmemiştir. İnsanlar, hayatın önceden kestirilemeyen, hendese ve matematiğe vurulamayan sürprizlerini yine hesaba ve endazeye sığmaz aykırılıklarla göğüsleyebilirler. Bilinmeyen her şey gibi kader de hesap haricidir. Hayata egemen olan rakamlar ve semboller değil kaderdir.

Ahmet Turan ALKAN

Ölçme ve Değerlendirme
A. Aşağıdaki boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle doldurunuz.

v Bir metnin ve metin parçasında dil öğelerinin dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesi*ne bağlaşıklık denir.

v Bir metnin ve metin parçasında dil öğelerinin ifade ettikleri husus ve durumlar arasındaki anlam bağlantısına bağdaşıklık denir.

v Bağdaştırma bağlaşıklık ve bağdaşıklık ile sağlanır.

v Dil birimlerini birbirine bağlayan dil kurallarının birbirine ifade ettikleri husus ve durumlar arasındaki anlam bağlantısı yazarın Türkçeyi doğru kullanması ile ilgilidir.

v Bağdaştırma alışılmış ve alışılmamış olmak üzere ikiye ayrılır.

B. Aşağıdaki şemayı doldurunuz.

Doğru Bir “Bağdaştırma” Yapmak İçin Gereken Kurallar
1 Bağlaşıklığa dikkat edilmesi
2 Bağdaşıklığa dikkat edilmesi
3 Birden fazla kelimenin bir araya getirilmesi
4 Bir araya getirilen kelimelerin anlamlı olması
5 Deyim, tamlama ya da kalıplaşmış söz grubu oluşturulması

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli sorulan cevaplayınız.

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaşıklıkla ilgili bir dil hatası vardır?
A) Dün akşam Taksim meydanından gelen haber hepimizi üzdü.
B) Yirmi beş kişiden oluşan üniversitenin genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı.
C) Konuğumuzla yapacağımız söyleşiyi canlı olarak yayınlıyoruz.
D) Tabelasız durak yerlerine tabela takılacak.
E) Kar yağışı aralıksız olarak sürüyor.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağdaşıklıkla ilgili bir dil hatası yoktur?
A) Hocam beni ben de kendisini tanırım.
B) Uzun uğraşlar sonucu hurdaya dönen araçtan cesetler çıkarıldı.
C) Görevlilerin mavi ceket ve kravat takması gerekiyor.
D) Yolda çok sayıda askeri ve polis aracı vardı.
E) Bırakın yemek yapmayı patates bile soyamaz.

3. Aşağıdakilerden hangisi “bağdaşıklık” kavramıyla ilgili değildir?
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
C) Tamlama yanlışlığı
D) Anlam belirsizliği
E) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması

4. I. Bir metnin ve metin parçasında dil öğelerinin dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine “bağlaşıklık” denir.
II. Bir metnin ve metin parçasında dil öğelerinin ifade ettikleri husus ve durumlar arasındaki anlam bağlantısına “bağdaştırma” denir.
III.Bağdaştırma, yalnızca gerçek anlamlı sözcüklerin kullanımıyla oluşturulur.
IV.Bağdaştırma “bağlaşıklık” ve “bağdaşıklık” ile sağlanır.
V. Dil birimlerini birbirine bağlayan dil kurallarının birbirine ifade ettikleri husus ve durumlar arasındaki anlam bağlantısı, konuşmacı ya da yazarın Türkçeyi doğru kullanması ile ilgilidir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) I. B) II. C)III. D) IV. E)V.

Sayfa 65 ve Sayfa 70 Arası Cevaplar
8. Anlatım Türlerinin Sınıflandırılması
Hazırlık

İnsanlar birikimlerini niçin farklı türlerle anlatıyorlar?
CEVAP:Çünkü insanlar bir konu hakkında yazmak ya da konuşmak istediklerinde farklı farklı amaçlar taşırlar. Bir anlatımda amacımız heyecanlandırmak ise o şeyi olay veya olaylar yoluyla okuyanları adeta olayı yaşayacak bir şekilde hikâye ederiz. Okuyanları bir hayal vasıtasıyla ilişkilendirmek, o şeyi gözleri önünde canlandırmak istiyorsak, sanatlı ifadeler kullanarak onu bir tablo gibi canlandırarak betimleriz. Amacımız okuyanlara heyecan vermek, bilgi veya haber vermek ise sanatsız ve açık bir ifadeyle doğrudan doğruya anlatma yolunu tercih ederiz. Verilen bilgi ve haberler konusunda okuyanları inandırmak istiyorsak amacımızı ispat ve delillerle ifade ederiz.

Metin İnceleme

1.) Her anlatım: gerçekleştiği bağlam içinde ayrı bir bütündür. Anlatım, dil bilgisi kuralları ve anlam ilişkisi ile birbirine bağlanan cümle ve paragraf adlı birimlerden oluşur. Buna göre okuduğunuz metnin kendi içinde bir bütünlük ve birim değeri taşıyıp taşımadığını belirtiniz.
CEVAP:Metin, kendi içinde cümleler ve paragraflar vasıtasıyla bir bütünlük ve birim değeri taşımaktadır. Bu bütünlük neticesinde ortaya hikâye çıkmıştır.

2.)Edebî türler veya metin türlerinde farklı anlatım birlikleri bir araya gelir. Bir hikâyede betimleme, açıklama, tanıtma amacıyla yazılmış parçalar öyküleme (hikâye etme) çevresinde birleşir. Makalede; açıklama, tanımlama, tartışma, öğretme, anlatım biçimleri birlikte kullanılabilir. Buna göre okuduğunuz metinde hangi anlatım türleri kullanılmıştır? Örneklerle açıklayınız.

CEVAP:Bu metinde daha çok betimleme ve öyküleme anlatım türleri kullanılmıştır. Örneğin; “Bir sonbahar günü baktı ki küçük çam ağaçları filizi, körpe diken yapraklarıyla, üç beş kocayemiş çıngıl çıngıl yemişleriyle yer yer esmer pembe, kül rengi toprağa saye salar.” cümlesinde sıfatlar ve ayrıntı bildiren sözcükler yardımıyla adeta bir resim çizilmekte, yani betimleyici anlatım türü kullanılmaktadır.
“Bir sabah her zamanki çamın altına vardım ki bir köylü kadın, üç yarı çıplak çocuk garip birtakım taşlar, tahtalar, saçlarla bir şeyler yaparlar. Bu, her tarafından poyraz, lodos, gün doğusu, keşişleme, yıldız, karayel rüzgârı giren bir evdi. Mustafa arkasına yeşiller giymiş güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu.” paragrafında ise betimlemeyle birlikte bir olayın anlatılması söz konusu olmakta, yani öyküleyici anlatımdan yararlanılmaktadır.

3.)Anlatımın gerçekleşmesinde iletişime katılan öğeler, anlatımın amacı, alıcıda uyandırılmak istenilen etki ve anlatıcının anlatılan husus veya obje karşısındaki tavrı anlatım türünü belirler. Buna göre okuduğunuz metinde anlatım türünün belirlenmesinde hangi unsurların etkili olduğunu tartışarak açıklayınız.

CEVAP:İletişime katılan öğeler (gönderici, alıcı, ileti, kanal, bağlam), anlatımın amacı (bir olayı veya durumu hikâye etme), alıcıda uyandırılmak istenen etki (konu, tema) ve anlatıcının anlatılan husus veya obje karşısındaki tavrı (üslup, anlatım) bu metnin anlatım türünün belirlenmesinde ayrı ayrı etkili olmuştur.

4.) Sizce bu metinde yazarın amacı nedir?
CEVAP:Yazarın amacı, bir olayı ve durumu hikâye etmek suretiyle okuyucuda tabiata ve nesnelere karşı duyarlılık hissi uyandırmaktır.

5.)Yazar, görmediğimiz şeyleri zihnimizde canlandırıyor mu? Bunun için nelere başvuruyor? Sözlü olarak ifade ediniz.
CEVAP:Evet, yazar, görmediğimiz şeyleri zihnimizde canlandırıyor. Bunun için betimleyici anlatım öğelerine (sıfatlara, renk ve ayrıntı bildiren sözcüklere) başvuruyor.

Anlama ve Yorumlama
1.etkinlik

Aşağıdaki cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturunuz.
CEVAP:Vatanıma yararlı ama insanlığa zararlı bir şey bilseydim bir cinayet gözüyle bakardım ona, diyor Montesquieu (Montesku). Ünlü yazarın bu sözünü duyunca kendimi hep bu açıdan kontrol ederim. Ne var ki her zaman bu söze uygun davranmadığımı görüyorum. Bana yararlı ama aileme zararlı bir şey bilseydim unutmaya çalışırdım onu. Aileme yararlı ama vatanıma zararlı bir şey bilseydim aklımdan atardım onu.

Her anlatımın kendi içinde bir birim değeri taşıdığını düşünüyor musunuz? Niçin?
CEVAP:Elbette her anlatım kendi içinde bir birim değeri taşımaktadır. Cümlelerin oluşturduğu paragraflar hikâye, deneme, makale, vs. düzyazı metin türlerini; mısralar ise beyitleri, dörtlükleri, onlar da metin türü olarak şiiri oluşturmaktadır.

2.etkinlik
Aşağıda yazma amaçlarıyla anlatım türleri verilmiştir. Yazarın amacına uygun anlatım türlerini boş bırakılan yerlere yazınız.

CEVAP:
v Bu tekniği kullanan yazarın amacı okuyucuya bilgi vermektir. Genelde öğretici/didaktik metinler de kullanılır. Onun için makale, eleştiri gibi yazılarda, tarih, coğrafya gibi ders kitaplarında kullanılır. Yazar, okuyucunun bilmediğini düşündüğü bilgileri aktarır. Bu tekniğe açıklama denir.
v Bu tekniği uygulayan yazarın amacı, okuyucunun görmediği bir görüntüyü, olayı, yeri okuyucunun kafasında canlandırmaktır. Yazar özellikle görme duyusundan yararlanarak okuyucunun hayalinde sanki sözcüklerle resim yapar. Okuyucuya böylece izlenim kazandırır. Bu tekniğe betimleme denir.
v Bu teknikte yazarın amacı, okuyucuyu bir olay içinde yaşatmaktır. Olay akışı vardır. Olaylar birbiri üzerine gelişir ve zaman durmadan geçer. Genellikle haber kipleriyle çekimlenmiş fiiller kullanılır. Bu tekniğin en önemli iki özelliği; zaman akışı ve bir romandan alınmış izlenimi vermesidir. Bu tekniğe öyküleme denir.
v Bu tekniği kullanan yazarın amacı, okuyucunun herhangi bir konudaki fikrini değiştirmektir. Bu teknikle yazılmış metinlerde iki görüş vardır. Bunlardan biri yazarın görüşü diğeri de başkalarının görüşüdür. Yazar değişik yöntemler kullanır, deliller getirir, ispatlar yapar, metnin sonunda kendi görüşünü haklı çıkarır. Metinde genellikle karşılıklı konuşma havası vardır. Bu tekniğe tartışma denir.

3.etkinlik
Öyküleyici anlatım, betimleyici anlatım, öğretici anlatım, açıklayıcı anlatım, kanıtlayıcı anlatım, tartışmacı anlatım, coşku ve heyecana bağlı anlatım, destansı anlatım, düşsel anlatım, mizahi anlatım, emredici anlatım, söyleşmeye bağlı anlatım, gelecekten söz eden anlatım vb. anlatım türleri vardır.

(Not: Bu bilginin yer aldığı 68.sayfada -sehven- “göstermeye bağlı anlatım” ve “acı ve hüzünlendirici anlatım” şeklinde müfredatta olmayan anlatım türleri de yazılmıştır. Düzeltiriz…)

Aşağıdaki metinlerde yazarların hangi anlatım türlerini kullandığını söyleyiniz.
CEVAP:Yahya Kemal tıpkı son zamanlardaki resimlerde göründüğü gibi: orta boylu, şişman, çok şişman, göğsüne kadar çıkan yarım küre şekline bir göbek… Bu muazzam gövdeyi başa bağlayan kalın ve kısa bir boyun, yuvarlak, buğday renginde kansız bir yüz… Ama cildi yaşına göre taze ve pürüzsüz. Kapıdan girince hemen solda banyo ve tuvalet… Onun her tarafı gömme gardırop… Gardırobun yanında üst üste konmuş bavullar. En üsttekinin üzerinde kitaplar, gazeteler, pasta kutuları… Orta yerde, baş tarafı duvar kenarında olan ve üzerinde, içeri girdiğinde Yahya Kemal’in oturduğu karyola…
(BU METİNDE BETİMLEYİCİ ANLATIM TÜRÜ KULLANILMIŞTIR.)

İşçi arıların vücutları, hayatları boyunca bazı değişikliğe uğrar ve bu değişikliklere göre kalanı içerisinde görev alır. İşçi arıların ilk üç günü kovanları temizleme ile geçer. Sonraki bir hafta boyunca genç kovanlar için gerekli besini salgılamaya başlarlar. Artık temizlikten larva bakıcılığına geçmiştirler. Onuncu günden itibaren ise karın bölgelerinde mum üreten bezler gelişir. Bu bezler petek yapımı ve onarımında kullanılacaktır. Artık arılarımız birer kovan işçisidir. Yirminci günlerinde ise mum bezleri işlevini yitirir ve artık iğne bezleri gelişir; zehir üretmeye başlarlar. İşçilikten askerliğe terfi etmişlerdir. Askerlik sonrasında ise hayatlarının geri kalanına çiçek özü toplayıcısı olarak devam ederler.
(BU METİNDE ÖĞRETİCİ ANLATIM TÜRÜ KULLANILMIŞTIR.)

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut saçlarımda çiğ
Ahmet Muhip DIRANAS
(BU METİNDE COŞKU VE HEYECANA BAĞLI ANLATIM TÜRÜ KULLANILMIŞTIR.)

Ölçme ve Değerlendirme
A. Aşağıda boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle doldurunuz.
v Yazarın amacının okuyucuyu bilgilendirmek olduğu anlatım türüne öğretici ya da açıklayıcı anlatım denir.
v Yazarın amacının okuyucunun herhangi bir konuda fikrini değiştirmek olduğu anlatım türüne tartışmacı anlatım denir.
v Sözcüklerin yeni bir anlam ifade etmek için bir araya gelerek oluşturduğu söz gruplarına bağdaştırma denir. Alışılmış ve alışılmamış olarak iki çeşidi vardır.
v Bir metni oluşturan söz ve söz öbekleri arasındaki anlam ve mantık bağıntısına bağdaşıklık adı verilir.
v Metni oluşturan söz öbekleri arasındaki dil bilgisiyle ilgili unsurlar göze ve kulağa seslenir. Buna göre; adıllar, belirteçler, ön adlar, bağlaçlar, durum ekleri, fiil çatısı, cümle öğeleri ve vurgusu vb. bağlaşıklık unsurlarıdır.

B. Aşağıdaki anlatıma hazırlıkla ilgili yargıları doğru-yanlış (D/Y) olarak değerlendiriniz.
(Y) Öyküleyici, betimleyici, göstermeye bağlı anlatım, anlatım türlerinden bazılarıdır. (Çünkü göstermeye bağlı anlatım diye bir anlatım türü yoktur.)
(D) Makalelerde açıklama, tanımlama, tartışma, öğretme anlatım biçimleri kullanılır.
(D ) Açıklayıcı anlatımlarda genellikle haber kipleriyle çekimlenmiş fiiller kullanılır.

C. Aşağıdaki çoktan seçmeli sorulan cevaplayınız.
1. Aşağıdakilerden hangisi bir anlatım türüdür?
A) Nesnellik B) İlişki kurma C) Benzetme D) Tartışma E) Öğretme

2. Aşağıdakilerden hangisi metni oluşturan birimlerden değildir?
A) Ses B)Kelime C) Cümle D) Paragraf E)Anlam

Ünite Sonu Ölçme ve Değerlendirme

A. Aşağıdaki boş bırakılan yerlere gelebilecek uygun sözcükleri yazınız.
v Yazarın amacının okuyucuyu bir olay içinde yaşatmak olduğu anlatım türüne öyküleyici anlatım denir.
v Yazarın amacının okuyucunun görmediği bir yeri zihninde canlandırmak olduğu anlatım türüne betimleyici anlatım denir.
v Yazar anlattığı kavramı daha belirgin hâle getirmek için tanımlar kullanır.
v Yazar soyut düşünceyi daha görünür hâle getirip somutlaştırmak için örnekler kullanır.

B. Aşağıdaki tabloda verilen temaları, istenen unsurlara göre sınırlandırınız.

Yer, Kişi, Zaman ve Bağlam

Ayrılık Soğuk bir kış günü küçük çocuğun evinden ayrılması
Hoşgörü Toplumda zaman zaman hata yapan çocuklara karşı büyüklerin hoşgörüsü

C. Aşağıdaki anlatıma hazırlıkla ilgili yargıları doğru-yanlış (D/Y) olarak değerlendiriniz.
( D ) “Romanda, fakir köylünün hayat mücadelesi zengin benzetme ve mecazlarla süslenerek aktarılmış.” cümlesinde eserin hem konusundan hem de üslubundan söz edilmiştir.
( Y ) Akıcılık; hiç kimseye benzememek, farklı olmak, taklit ve kopyadan uzak durmak, basmakalıp ifadelerden vazgeçerek kendine has bir anlatım oluşturmaktır.
( D ) Duruluk, metinde veya cümlede gereksiz sözcük kullanılmamasıdır.
( Y ) Özgünlük; söyleyişin pürüzsüz olması, bir yazının kolayca ve zevkle okunmasıdır.
( D ) Konuşmada ve yazmada yerel ağızların, söyleyişlerin yerine kültür dilini kullanmaya özen göstermeliyiz.
( D ) Sözcüklerin doğru seçilmesi, cümlelerin gereği gibi kurulması ve birbirine mantıksal bir ilgi ile bağlanması, konuda birliğin sağlanıp sürdürülmesi, bilgilerin doğruluğu bağdaşıklıktır.
( Y ) “Çiçeklerin ağlaması” söz grubunda alışılmış bağdaştırma vardır.
( D ) “Renk kuşağı” söz grubunda alışılmamış bağdaştırma vardır.

(Not: 69.sayfadaki bu tabloda -sehven- 13 sütun yerine 7 sütuna yer verilmiştir. Düzeltiriz…)
Anlatım Türleri
Öyküleyici anlatım, Betimleyici anlatım, Coşku ve heyecana bağlı anlatım, Destansı anlatım , Emredici anlatım, Öğretici anlatım, Açıklayıcı anlatım, Tartışmacı anlatım, Kanıtlayıcı anlatım, Düşsel anlatım, Gelecekten söz eden anlatım, Söyleşmeye bağlı anlatım, Mizahi anlatım

E. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdakilerden hangisi anlatımın türünü belirleyen özelliklerden değildir?
A) İletişime katılan öğeler
B) Anlatımın amacı
C) Alıcıda uyandırılmak istenen etki
D) Anlatıcının obje karşındaki tavrı
E) Anlatımda izlenecek yolun belirlenmesi

2. Aşağıdakilerden hangisi makalede kullanılabilecek anlatım türlerinden değildir?
A) Açıklama B) Tartışma C) Öyküleme D) Tanımlama E) Tanık gösterme

3. Aşağıdakilerden hangisi düşünceyi geliştirme yollarından değildir?
A) Sayısal verilerden yararlanma
B) Benzetme
C) Betimleme
D) Tanımlama
E) Örneklendirme

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) Edebî eserlerde dil ve anlatım biçimlerinin tümüne konu denir.
B) Metinlerde olayların düzenlenişi, sıralanışı Ve akışı olay örgüsüyle ilgilidir.
C) Metin düzeyinde gözlenebilen her türlü anlam ve dil malzemesine içerik denir.
D) Metinlerde yazarın dili kullanma biçimine üslup denir.
E) Sanat eserlerinde işlenen temel düşünce ya da duyguya tema denir.

5. I.Bilgiler kesin verilere dayanır.
II. Kişisel yorumlama yapılmaz.
III. Sübjektiflik bulunmaz.
IV. Bilgilerin doğruluğu kanıtlanmaz.
V. Herkes aynı şeyleri anlar.
Yukarıdaki numaralanmış yargılardan hangisi nesnel cümlelerin özelliklerinden değildir?
A) I. B)II. C) III. D) IV. E) V.

6. Aşağıdaki temalardan hangisi daha geniş kapsamlıdır?
A) Türk romanı
B) 19. yüzyıl Türk romanı
C) Reşat Nuri’nin roman anlayışı
D) Toplumcu roman yazarlarının görüşleri
E) Türk romanının en önemli özellikleri

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A) Tatilimizin en hareketli günlerinden biri daha sona erdi.
B) Hafif hafif esen rüzgârın hışırtısı, kuşların cıvıltısı hâlâ kulağımda sanki.
C) Piknik yerlerini kirleten ve ağaçlara yazı yazanlar medeniyetsiz insanlardır.
D) Tatilden dönünce kendimi çok yalnız hissettim.
E) Dağ eteklerinde yaptığımız bu çalışmanın amacı çevreye güzel bir görünüm oluşturmaktı.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
A) Bu iki durum arasında, çok küçük bir nüans farkı vardır.
B) Dün akşam Forsa diye bir hikâye okudum.
C) Birçok öğrenciler, dünkü deneme sınavın giremediler.
D) Takımımız yine son saniye golüyle maçı kazandı.
E) Filmde gördüğüm o acı feryatlar ve bu son sahne, bugün bile gözümün önünde
ve kulaklarımda çınlıyor.


72-87 ARASI CEVAPLAR
A.ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM(HİKAYE ETME)İSİM-AD
HAZIRLIK
Masalın olayı: Oduncu ve ayı arasında geçen kurmaca bir olay
Mekan: Dağ
Kişiler: Oduncu ile ayı
Masaldaki olay kurmaca bir kişi tarafından anlatılmaktadır.
Masaldaki kişileri,zamanı, mekanı değiştirip tekrar yazınız.

SAYFA 73
İsim olmalarıdır,isimler metinlerde varlık ve kavramları tanıtmak için kullanılır.
Bu sözcükleri çıkarınca anlamlı bütün olmaz.Çünkü bu isimler varlık ve kavramları belirtmektedir.
Heeeeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol
Git gidebildiğin yere

SAYFA 76
Metin İnceleme
1. Olaya dayalı anlatım vardır.Bu metinlerin ortak özellikleri şunlardır:
Bir olay çevresinde gelişir. Bu temel olayın etrafında daha küçük çapta gelişen olaylar yer alır.
İnsanların başlarından geçen ya da geçebilecek nitelikteki olaylar gösterilir.
Olaylar belirli bir zaman diliminde geçer.
Anlatılan olaylardan etkilenen insanlar ya da varlıklar vardır. Bunlara eserin kahramanları denir. En çok etkilenen varlığa eserin başkahramanı (başkişisi) denir.
Olayın serim, düğüm ve çözüm bölümleri bulunur. Yani olayın bir başlangıcı, gelişmesi ve sonunda da çözümlenişi vardır.
Ele alınan olayların anlaşılması için tasvirlere yer verilir.
Metinlerin bir yazarı vardır.
Edebi dil kullanılır.
2.Ortak ögeler olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman ögeleridir.
HAYAT NE TATLI:Hafız Nuri Efendi amaçsızca evden dışarı çıkar.Yolda Şükrü’yü görür.Şükrü’yle Kumkapı’ya gitmek için yürürler fakat Şükrü ortadan kaybolur.Sonra mahallenin kömürcüsü Halil Efendi’yle karşılaşırlar,tekrar mahalleye dönerler.Nuri Efendi evine gider, hayatın yaşanılacak kadar güzel olduğunu düşünür.
BİNLERCE GÜVERCİN:Ömer, Zeki’den satın alacağı güvercinler için babasının cebinden 20 lira çalar.Annesi ve babası durumu anlayınca evlerinde misafirliğe gelen teyzesinin oğlu Mustafa’dan şüphelenir.Mustafa kendisinin hırsız sanılmasına çok üzülür ve evine dönmek ister.Ömer suçunu itiraf eder ;Mustafa sevinir; ama bir daha teyzesine gelmez.
FATİH-HARBİYE:Faiz Bey geç olmasına rağmen eve gelmeyen kızını merak etmektedir.Şinasi kızın nerede olduğunu bildiği halde arkadaşı Fahriye’de olabileceğini söyler.
3.Öyküleyici anlatımın ayırıcı özellikleri:
Olay, kişi, mekân ve zaman ortak ögeleridir.
Bu anlatımda amaç;olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak,anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir
Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.
(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılabilir.
Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.
4) “Binlerce Güvercin” metninin olayı Ömer’in satın almak istediği güvercinler için babasının cebinden 20 lira çalması”
Olay zinciri:
Ömer’in yaptığı hırsızlıktan pişmanlık duymaya başlaması
Ömer’in babasına yemek götürmek için Mustafa’ya yola çıkması ve korkudan parayı taşın altına saklaması
Babasının paranın kaybolduğunu anlaması
Ömer’in anne ve babasının misafir olan Mustafa’dan şüphelenmeleri
Mustafa’nın hırsız sanılmasına çok üzülmesi ve bu yüzden evine dönmek istemesi
Ömer’in suçu Mustafa’ya yıkmasından çok pişmanlık duyması ve üzülmesi
Ömer’in parayı kendisinin aldığını itiraf etmesi
Mustafa’nın suçsuz olduğunun anlaşılmasına sevinmesi
Mustafa’nın bu olaydan sonra bir daha teyzesine gelmemesi
Ömer’in bu durumdan dolayı binlerce güvercini olsa bile sevinememesi
Olay ve olay zinciri arasındaki fark:Olay , kişiler arasında bir sebebe bağlı olarak gelişen ve bir sonuç meydana getiren eylemken olay zinciri belli bir konu çevresinde var olan birden fazla olayın sebep-sonuç ilişkisine bağlı biçimde oluşturdukları bütündür.
5.Belli bir konu çevresinde var olan birden fazla olayın, sebep-sonuç ilişkisine bağlı bir biçimde oluşturdukları organik bütündür. Olay örgüsünü: “eserde nakledilen hadise veya hadiseler zinciri” veya “bir oyunun, hikayenin yahut romanın içinde olan biten her şey” biçiminde de tanımlamak mümkündür.
Olay örgüsü, birbiriyle hiç ilgisi olmayan olayların rast gele veya peş peşe sıralanması değil, birden fazla olayın sebep-sonuç içinde organik bir bütün oluşturmasıdır.
‘Kral öldü, kraliçe de öldü.’ dersek hikaye olur.
‘Kral öldü, arkasından kraliçe de öldü.’ dersek olay örgüsü olur.(Neden sonuç ilgisi var.)
Metinlerin olay örgüleri yukarıda verilmiştir.
6.Metinlerde olaylar kişiler etrafında şekillenmektedir.Kişiler olayın akışında yönlendirilmesinde doğrudan veya dolaylı olarak etkin rol işlevine sahiptir.
7)”Hayat Ne Tatlı” metninde : “kapı, şemsiye, sokak, işi, ayakları,yol, İstanbul,Edirne, köşeye,depo”
“Binlerce Güvercin” metninde: “güvercinler, gaz lambası, babam, elbiseler, ceket, vücudum, ateş, parçası,
“Fatih-Harbiye” metninde: “Şinasi, masa, sandalyeye, başını, yüzüne,gencin,sual, zemin , kitabı, gözlerini”
Bu kelimeler metinlerden çıkarıldığın anlam bozulur.İsimler varlıkları ve kavramları tanıtmak, belirtmek için kullanılır.
8) “Hayat Ne Tatlı” metninde “vagonlar,ayaklar, bastonlar,marullar salatalar,iskemleler,takunyalar…”
“Binlerce Güvercin” metninde “güvercinler, elbiseler,gözler, yiyecekler,kötülükler”
“Fatih-Harbiye” metninde “şeyler” sözcükleri çoğuldur.Çoğul isimler birden fazla varlığı karşılamak için kullanılır.
9) İfade edebilir.Örneğin “ordu, sürü, orman, sınıf, okul, millet” gibi sözcükler…
EK BİLGİ:Şekil yönüyle çoğul olmadığı, çokluk eki almadığı hâlde anlamca çoğul olan kelimeler vardır.
Seçmen, tercihini yarın ortaya koyacak.
Asker, sınırları bekliyor.
Genç yaşta saçı dökülmüş.
Bu cümlelerde seçmen, asker ve saç kelimeleri tekil oldukları hâlde anlamca çokluk bildirmektedirler. Bunlar, topluluk isimleri değildir.

SAYFA 78
9.Çoğul isimler de topluluk isimleri de birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır.Topluluk isimleri çoğul eki “-ler,-lar” almadığı halde birden fazla varlığı karşılar.
10.”Anadolu” şiirinde geçen millet kelimesi topluluk ismidir.Topluluk isimleri ifadeyi kısaltır ve netleştirir.Şekil bakımından da tekil göründüğü halde sayısız, belirsiz bir çokluk anlamı katar.
11.”Osmanlı” kelimesine gelen “lar” eki “boy,soy,kabile” anlamında kullanıldığı için kesme işaretiyle ayrılmamıştır.
12. “-cik” eki küçültme anlamı katmıştır.Bir varlığın benzerlerine göre küçük olduğunu belirtmek istediğimiz zaman başına küçük, ufak, minik gibi tamamlayıcı sözcükler getiririz.
Küçük pencereden bir minik serçe girdi.
Bunu küçültme ekleriyle de anlatabiliriz. Küçük pencere yerine pencere-cik, minik serçe yerine serçe-cik diyebiliriz.
13. Oğlumuz metnindeki isimlerin yapısı:
şubat: basit isim
gece-si :basit
baba-m-ın: basit
kucağ-ı-n-a: basit
ortak-lar-ın: basit
Bu isimler yapım eki almadığı için basit yapılıdır.
var-lık-ı-n-a: türemiş
hırçın-lık-lar: türemiş
iştah-sız-lık-lar: türemiş
sev-gi-miz: türemiş
çare-siz-liğ-in: türemiş
Bu isimler yapım eki alarak türemiştir.
“ANADOLU” metnindeki isimlerin yapısı:
yurd-u: basit
el-ler: basit
ana: basit
kucak-ı-dır: basit
soy-u-n-u: basit
hudut: basit
boy-u-n-u: basit
devlet-e: basit
meydan-da: basit
can: basit
silah: basit
kahraman-lar: basit
otak-ı-dır: basit
el-ler: basit
kuş-lar: basit
çayır-ı-n-da: basit

Bu isimler hiçbir yapım eki almadığı için basit yapılıdır.
kon-ak-ı-dır: türemiş
Osman-lı-lar: türemiş

Bu isimler yapım eki aldığı için basit yapılıdır.
Anadolu: birleşik
İki kelimenin birleşmesiyle oluşmuştur.
14: Metinlerdeki “Sultan Osman,Anadolu,Osmanlılar,Şinasi, Faiz Bey, Mustafa, Ömer, Zeki, Nuri Efendi, Edirne, İstanbul, Sirkeci, Kumkapı , Halil, Şükrü” gibi isimler özel isimdir.
“Şemsiye,ev, kömürcü, mahalle, istasyon,iskemleler, yatak, lamba, güvercinler, masa, sandalye, anne, baba,” gibi pek çok sözcük cins adıdır.

“Hayat Ne Tatlı” metninde ilahi bakış açılı(hakim) anlatıcı ve gözlemci bakış açılı anlatıcı bir arada kullanılmıştır..Bu metinde anlatıcın olayla ilgisi yoktur.”Binlerce Güvercin” metninde olayın anlatıcısı metnin baş kahramanıdır, olay ve olay dizisiyle doğrudan ilgilidir.”Fatih-Harbiye” metninde ise ilahi bakış açılı anlatıcı(hakim) anlatıcı vardır.Olay veya olay dizisiyle bir ilgisi yoktur.

2.etkinlik
bebeciği: küçültme
çocukcağız: acıma
Anneciğim: sevgi
kızcağız: acıma

SAYFA 79
3.ETKİNLİK – TABLO
1.METİN İçin Tablo Cevapları
Zaman : Nuri Efendi’nin sokağa çıkıp akşam evine dönmesi arasındaki zaman.
Mekan : Sokak, Mahalle, Kahve, Ev
Kişiler : Hafız Nuri Efendi, Şükrü Halil, kahvede oyun oynayanlar
Olay : Nuri Efendi’nin amaçsızca sokağa çıktıktan sonra yaşadıkları.
Tema : Hayat güzeldir.

2.METİN İçin Tablo Cevapları
Zaman : Gece başlayıp ertesi 2 güne kadar devam eden zaman.
Mekan : Ev, yol, köy meydanı
Kişiler : Ömer, Mustafa, Zeki, Ömer’in anne ve babası(Nuri)
Olay : Ömer’in, babasının cebinden 20 lira çalması ve suçun, teyzesinin oğlu Mustafa’ya kalması.
Tema : Hırsızlık pişman olunacak sonuçlar doğurur.

3.METİN İçin Tablo Cevapları
Zaman : Gece, Şinasi ile Faiz Bey’in konuştukları kısa zaman dilimi.
Mekan : ev
Kişiler : Şinasi, Faiz Bey, Fahriye
Olay : Faiz Bey’in, eve gelmeyen kızını merak etmesi.
Tema : Endişe

4.ETKİNLİK
Masalın olay örgüsü:
Bir farenin devenin yularından tutup yola çıkmaları
Farenin devenin yularını tuttuğu için kibirlenmesi
Önlerine koca bir ırmağın çıkması
Farenin ırmaktan geçememesi ve korkması
Devenin fareye ders vermesi

Ø Masaldaki olay örgüsü metnin temasını ortaya koymak için düzenlenmiş ve aralarında anlam ilişkisi kurulmuştur.
Ø Masalı zaman, mekan ve kahramanları değiştirerek tekrar yazınız.
Ø Masaldaki zaman ve mekan ve kahraman özelliklerinin değiştirmemiz örneğin istediğimiz bir yaşam biçimi,zaman mekan veya insan ilişkileri üzerine kurguladığımızda olağanüstü unsurlar ortadan kalkar.
Ø Olay örgüsü,zaman,mekan , kişi ve anlatıcı metnin temasını ortaya koymak için bütünleşir.Bu ögeler metnin yapı unsurlarıdır ve bir tema etrafında bir araya gelirler.
Ø Olay çevresinde gelişen metinlerde bir ana olay ve buna bağlı olarak gelişen yan olaylar vardır. Ele alınan olayların gelişiminde mantıksal bir sıra izlenir.
Ø Bunlar olmasaydı olaylar gerçekleşmezdi.Çünkü öyküleyici anlatımda olay parçasının oluşumunda olay, kişi, zaman bütünleşir.Olay ; kişiler veya kişi işlevindeki kavram ve diğer varlıklar arasındaki karşılaşma ve çatışma sonucu ortaya çıkar.

SAYFA 80
5.etkinlik
“Şehir Mektupları” metnindeki türemiş isim örnekleri:
çıma-cı: ek bilgi:gemilerin iskeleye yanaşmaları sırasında halatları iskeleye veren gemi personeli
dile-k-çe , yaka-cık , ağır-lık-ı, su-cu, zeytin-lik
UYARI: Metinde türemiş başka sözcük türleri de var; ama sizden isim istendiğini unutmayınız.
Ø Kelime türetme yöntemi dilimizin yapısına göre sondan eklemeli bir dil olduğunu gösterir.
Ø Metindeki birleşik kelimeler:
Sarı+yer , Beyler+beyi , Kayış+dağı Taş+delen ,Göz+tepe ; Kara+kulak ,Bakır+köy
Birleşik isimler kendi anlamları dışındaki kavram veya varlıkları karşılayarak kelimeler arasında anlam ilişkisi kurulmasını ve ifadeye yeni anlamlar kazandırılmasını sağlar.
Ø Metindeki cins adlar: hamallar, su, depo, levha, can, yüz,ateş, kan,baş, huy…
Özel isimler: Sarıyer, Beylerbeyi, Pazarbaşı, Monitör, Oryantal Göztepe,Karakulak…
Bu cins ve özel adlar, metindeki varlık ve kavramları tanımamızı sağlar.

6.etkinlik
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferine çıkması
Ordunun saatlerce Kocaeli’nin bağ ve bahçelerinden geçmesi
Yavuz’un askerlerin elma koparmasından endişe etmesi
Yavuz’un emir verip askerlerin heybesini aratması
Hiçbir askerde elma bulunmaması
Tek bir elma bulunmuş olsa bile Yavuz’un seferden vazgeçmeyi düşünmesi

Sayfa 81
Ø Okurlara seslenilmektedir. Her iki metinde de görüldüğü üzere okuyucuya ders verme amacı güdülmekte, toplumda kişilerin eksik görülen ahlaki davranışlarını tamamlamalarına yardımcı olmaya çalışılmaktadır

Sponsor Bağlantılar


Bu Sayfayı Paylaş

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

(örnek: Lionel Messi) *

(İsteğe Bağlı)