Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri Hakkında Detaylı Bilgi

Sponsor Bağlantılar


Konu Özeti:Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri Hakkında Detaylı Bilgi, Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri İle İlgili Ayrıntılı Bilgiler. Mustafa Kemal Atatürk’ün Doğduğu Ev “Atatürk Evi bugünkü Selanik’in Aya Dimitriya mahallesinde ve Apostolu..

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri İle İlgili Ayrıntılı Bilgiler.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Doğduğu Ev

“Atatürk Evi bugünkü Selanik’in Aya Dimitriya mahallesinde ve Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numaradadır. Bitişiğinde Türk Konsolosluğu vardır.

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri

Selanik’te Atatürk Evi, arşiv kayıtlarına göre, Selanik’in Koca Kasım Paşa mahallesi, Islahhane caddesi üzerindedir. Ev, bodrumu ile birlikte üç katlı ve bir avlu içerisindedir.

Selanik arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre, şimdi müze olan Atatürk Evi, 1870 yılından önce Rodoslu müderris Hacı Mehmed tarafından yaptırılmış olup önce İbrahim Zühdü adlı birisine, daha sonra da yine Selanik halkından Abdullah Ağa ve Eşi Ümmü Gülsüm’e satılmıştır. Bu kayıtlardan anlaşıldığına göre Ev, Atatürk’ün babası Ali Rıza efendi tarafından inşa ettirilmemiş, sahiplerinden kiralanmıştır.”

“Balkan harbinden sonra, Selanik Yumanlıların elinde kalmış o güne kadar Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın oturduğu ev de Lozan antlaşması hükümlerince Yunan Hükümetine intikal etmiştir. Yunan Hükümeti de evi Yunanlı bir aileye satmıştır.

Cumhuriyet’in Onuncu yıl dönümü (29 Ekim 1933) dolayısıyla, Selanik Belediyesi, Türk-Yunan dostluğu ve Balkan Konferansının bir hatırası olarak, Atatürk’ün doğduğu evin çift kanatlı kapısının sağ köşesine mermer bir plaka yerleştirmiştir. Plakanın üzerinde Türkçe, Elence ve Fransızca olarak şu ibare yazılıdır;

(Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan ittihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA-KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinciteşrin 1933)

4 Kasım 1933 tarihinde Türkiye’nin Atina Elçisi ve elçilik mensupları Makedonya Genel Valisi, Selanik Belediye Başkanı ve Yunan ileri gelenlerinin katılmasıyla bir tören yapılmış, plaka bu törende yerine konmuştur. Selanik Belediyesi , daha sonra evin, Yunanlı sahibinden satın alarak Atatürk’e hediye edilmesini de kararlaştırmış ev ancak 19 Şubat 1937 de boşaltılabilmiş ve anahtarları Selanik Konsolosluğumuza teslim edilmiştir.

ÇANKAYA KÖŞKÜ
Çankaya Köşkü, Türkiye’nin başkenti Ankara’da bulunan, Türkiye cumhurbaşkanlarının ikamet ettiği komplekstir. Çankaya Köşkü, Ankara’nın merkezi olan Kızılay Meydanı’nın yaklaşık 5 kilometre güneyindedir ve rakımı 1.071 metredir. Çankaya Köşkü 1,77 km² büyüklüğünde bol ağaçlı ve halka kapalı bir alan üzerinde kuruludur.

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri

Müze Köşk 
Atatürk Müze Köşkü olarak adlandırılan bina, Cumhurbaşkanlığı kompleksi içindeki ilk yapıdır.
Ankaralı bir Ermeni tüccar tarafından 1800’lü yılların son çeyreğinde yaptırılan ve sonrasında kentin zengin ailelerinden Bulgurzadeler’in eline geçen Kasapyan Köşkü olarak bilinen bağevi, Ankara Müftüsü Rifat Efendi’nin gayretleriyle halk arasında toplanan 4500 lira bağış sayesinde Bulgurzade Tevfik Efendi’den alınır ve Mustafa Kemal’e hediye edilir. Mustafa Kemal, Ziraat Mektebi ve Direksiyon binasından sonra, Ankara’daki yıllarını 1921 yılında yerleştiği bu bağ evinde sürdürür.

Atatürk, bugün müze olan Köşkte, Kurtuluş Savaşı’nın sıkıntılı günleriyle Cumhuriyet döneminin mutlu günlerini birlikte yaşadı. Annesi Zübeyde Hanım ve eşi Latife Hanım da bir süre burada oturdular. Kasapyan Köşkü, 1924 yılında Mimar Vedat ve Mimar Arif Hikmet Beylerin yaptığı ilavelerle bugünkü durumuna getirildi.

Ankara’nın yüksek bir tepesinde yer alan köşk 1800′lü yılların son çeyreğinde bir bağevi olarak yaptırıldı. Sonrasında kentin zengin ailelerinden Bulgurzadeler’in eline geçti. Ankara Müftüsü Rifat Efendi’nin gayretleriyle halk arasında 4500 lira toplanıp, Bulgurzade Tevfik Efendi’den satın alınan köşk, Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edildi. Atatürk bu köşkte 1921 ile 1932 yılları arasında kaldı. Annesi Zübeyde Hanım ile eşi Latife Hanım da bir süre burada oturdular.

Müze Köşk’ün methal taşlık olarak anılan girişinden hole geçilir. Ortasında bilardo masası, tam karşı köşede piyano bulunan hole açılan üç kapıdan sağdaki ile yeşil salona, karşıdaki ile yemek salonuna, soldaki ile ise elçi kabul salonuna geçilir. Yine solda, üst kata çıkan merdivenler bulunur. Üst katta ise geniş bir sofa, çalışma odası, kütüphane, yatak odası, oturma odası ve banyo vardır.

Mustafa Kemal Atatürk, ziyaretçilerini, büyükelçileri, yerli yabancı misafirlerini, gazetecileri bu küçük Köşk’te kabul eder ve ağırlardı. Dünya’da tarihi değeri olan pek çok bina, ünlerini büyüklüklerine ve mimarlarına borçludurlar. İlk Çankaya Köşkü’nün ise maddi bir büyüklüğü olmadığı gibi, mimarı da belli değildir. Atatürk’ü izleyen Cumhurbaşkanları da Çankaya’daki yeni Pembe Köşk’te günün ihtiyaçlarından doğan küçük değişikliklerle, Atatürk’ten gelen yaşayışı sürdürmüşlerdir.

DOLMABAHÇE SARAYI

Dolmabahçe Sarayı, Karaköy’den Sarıyer’e uzanan sahil şeridinin Kabataş ile Beşiktaş arasında kalan bölümünde, Marmara Denizi’nden Boğaziçi’ne deniz yoluyla girişte sol kıyıda, Üsküdar’ın karşısında yer alan saray.

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri

Deniz tarafından görünüşü batılı olmasına karşılık, bahçe tarafı yüksek duvarlarla çevrili ve ayrı ayrı birimlerden oluşması itibariyle doğulu görünümündeki Dolmabahçe Sarayı, 600 m uzunluğunda mermer bir rıhtım üzerinde inşa edilmiştir.[20] Mabeyn Dairesi (bugün Resim Heykel Müzesi)’nden Veliahd Dairesi’ne kadar olan uzaklığı 284 m’dir. Bu mesafenin ortasında yüksekliğiyle dikkat çeken Merasim (Muayede) Dairesi bulunur.

Dolmabahçe Sarayı üç katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Sarayın temelleri kestane ağacı kütüklerinden yapılmıştır. Deniz tarafındaki rıhtımın yanı sıra kara tarafında da birisi çok süslü iki abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır. Büyük, 56 sütunlu kabul salonu 750 ışıkla aydınlanan, İngiliz yapımı 4,5 tonluk muazzam kristal avizesi ile ziyaretçilerin ilgisini çeker

Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri, tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştır. İç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak, orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiçbir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkârlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tonlarına sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halılar, Türk sanatının en güzel eserleri, birçok yerde serilidir. Avrupa ve Uzak Doğu’nun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler. Sarayın pekçok odasında kristal avizeler, şamdanlar ve şömineler bulunur.

FLORYA DENİZ KÖŞKÜ
Florya Atatürk Deniz Köşkü, İstanbul’un Bakırköy ilçesine bağlı Şenlikköy mahallesi kıyılarında bulunan bir yapıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye duyduğu özel ilgi ve zaman zaman gerçekleştirdiği yazlık ziyaretler sonucunda, dönemin İstanbul Belediyesi tarafından yaptırılarak, Atatürk’e armağan edilmiştir

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri

Köşk, karadan 70 metre uzaklıkta deniz tabanına dikilen kazıklar üstüne inşa edilmiş olup, ahşap bir iskele yolla karaya bağlanmaktadır. Bünyesinde kabul salonu, yatak odaları, banyo ve kütüphane vardır. Köşk ilk yapıldığı dönemlerde Atatürk’ün girişimiyle yakın çevrede bulunan ve içinde metruk Ayastefanos Manastırı’nın yıkıntılarının bulunduğu çayırda, köşke bahçe olarak bir koru oluşturulmuştur. Bu koru, bugün Florya Atatürk Ormanı adıyla anılmakta ve halka açık park olarak kullanılmaktadır.Köşk, Türk mimari tarihinde, erken cumhuriyet dönemi mimarisinin simge eserlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Tarihi

1935 yılında belediye tarafından mimar Seyfi Arkan’a projesi çizdirilmiş; aynı yıl 14 Ağustos günü yapımı tamamlanarak Atatürk’e teslim edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı’nda kaldığı dönemlerde sık sık motorla köşke gelen Atatürk, halkla birlikte denize girmiştir. Atatürk, üç yıl boyunca belirli aralıklarla köşkü yazlık çalışma ofisi kullanmış, son ziyaretini ölümünden birkaç ay önce, 28 Mayıs 1938 tarihinde gerçekleştirmiştir. Özellike 1936 yılının haziran ve temmuz aylarında uzun süre burada konaklamıştır. Köşk önemli davetlere ve bilimsel toplantılara da ev sahipliği yapmıştır. Köşkte ağırlanan tanınmış konuklar arasında İngiltere kralı VIII. Edward ve Windsor düşesi Wallis Simpson da bulunmaktadır.Atatürk’ün ölümünden sonra göreve gelen cumhurbaşkanlarından İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay ve Fahri Korutürk de köşkü yazlık olarak kullanmıştır. Daha sonra bölgenin eski ışıltısını yitirmesi ve denizsuyu kalitesinin düşmesi gibi nedenlerle köşk daha az kullanılır hâle gelmiştir. 6 Eylül 1988 tarihinde TBMM Millî Saraylar Daire Başkanlığı’nın yönetimine giren köşk onarılarak müze hâline getirilmiştir. Köşkün kimi bölümleri TBMM mensuplarına hizmet vermesi düşünülerek sosyal tesis olarak ayrılmıştır.

GAZİ MÜZESİ

Gazi Müzesi, İlkadım, Samsun’da, Mecidiye Caddesi’nde bulunan bir müze. Mustafa Kemal’in Samsun’a ilk gelişinde kaldığı Mantıka Palas adlı otelin restore edilmesi ile 1940 yılında ziyarete açılmıştır. Bina tam olarak Mecidiye Caddesi, 25 pafta, 273 ada, 3 parselde yer almaktadır. İki katlı olan tarihi yapının dış duvarları yığma tuğla, iç bölmeleri bağdadır.

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri

Atatürk’ün her Samsun’a gelişinde konakladığı otel 1924 yılında kendisine, 1938′deki ölümüyle birlikte vasiyeti gereği Makbule Hanım’a devredilmiştir. 1939 yılında Samsun Belediyesi’nce müze yapılmak üzere istimlak edilen bina bu döneme kadar Cumhuriyet Halk Fırkası binası olarak kullanılmıştır. 5 Ekim 1940 tarihinde de Samsun Belediyesi’nce müze olarak halkın ziyaretine açılmıştır. O dönemde binanın ikinci katı müze olarak hizmet verirken ilk kat önceleri Atatürk Halk Kütüphanesi olarak, daha sonra da Samsun Oda Tiyatrosu olarak kullanılmıştır.

Yüksek Kurul’un 08/03/1985 tarih ve 798 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
1995 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilmiştir. Kültür Bakanlığı’nın yürüttüğü yenileme çalışmaları sonrasında da 8 Kasım 1998 tarihinde tekrar müze olarak halkın hizmetine açılmıştır. Bu dönemde de bina tamamıyla müze olmamış, ikinci kat müze olarak hizmet ederken birinci kat konferans salonu olarak kullanılmıştır.

Atakum Rotary Kulübü ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Samsun İl Koordinasyon Kurulu’nca gerçekleştirilen2006 yılındaki son yenileme ile Samsun Atatürk Müzesi’nde bulunan tarihi eşyalar da buraya getirilmiş ve iki müze birleştirilmiştir. Bunların yanında çağdaş müzecilik anlayışına bağlı kalınarak müzenin ışıklandırma sistemleri yenilenmiş, eşyalar da temizlenerek tüm bina müze olarak ziyarete açılmıştır.

Müze içerisi Atatürk’ün çalışma odası, yatak odası ve toplantı salonları, derlenebilen eşyasıyla döşenmiştir. Müzenin, Kongre Salonu adı verilen büyük salonunda Bandırma Vapuru’nun bir maketi, Atatürk’le ilgili fotoğraflar ve belgeler yer alır. Müzede yer alan diğer önemli millî eserler arasında Onuncu Yıl Nutku’nun aslı, Nutuk’un Osmanlıca aslının örneği ve ilk ziyaretinde Atatürk’ün yanında bulundurduğu gezi çantası yer almaktadır.

ANKARA İSTASYON BİNASI
Bağdat Demiryolunun yapımı sırasında, 1892′de yapılmış olan, eski adıyla “Direksiyon Binası”, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ankara Gar Kompleksi içinde yer almaktadır. Atatürk’ün 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelişinden itibaren Başkomutanlık karargahı ve konutu olarak uzun süre emrine tahsis edilmiş, 1920-1922 yılları arasında alınan en önemli iç ve dış kararlara tanıklık etmiştir. Kurtuluş Savaşının Hareket planları burada hazırlanmış, 21 Ekim 1921 tarihinde, Fransızlarla yapılan anlaşmanın görüşmeleri ve imza töreni bu binada gerçekleşmiş, 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oluşturulması ile bugünün her yıl Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının kararları bu binada alınmıştır.

Atatürkün Yaşadığı Evler ve Özellikleri


Ulu Önder Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak amacıyla TCDD, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde seçkin bir yeri olan bu binayı yeniden düzenleyerek, 24 Aralık 1964 tarihinde müze olarak halkın hizmetine açmıştır.
İki katlı olan müze binasının üst katında, Atatürk’ün çalışma odası, toplantı salonu ve yatak odası bulunmaktadır. Kendisine ait özel eşyalarla, o günün özelliklerini taşıyan mobilyalar olduğu gibi korunmaktadır.

Sponsor Bağlantılar


Bu Sayfayı Paylaş

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

(örnek: Lionel Messi) *

(İsteğe Bağlı)