İngilizce Atasözleri ve Anlamları(English Proverbs) Türkçe Anlamı ve Okunuşu (Türkçesi İngilizcesi)

Sponsor Bağlantılar


Konu Özeti:İngilizce Atasözleri ve Anlamları(English Proverbs) Türkçe Anlamı ve Okunuşu (Türkçesi İngilizcesi), Bu derste ingilizce örnek atasözlerini ve türkçe karşılılarını bulabilirsiniz. Listeye eklenmesini istediğiniz ata sözleri var ise bunları bize iletişim formu ile iletebilirsiniz. A stitch in..

Bu derste ingilizce örnek atasözlerini ve türkçe karşılılarını bulabilirsiniz. Listeye eklenmesini istediğiniz ata sözleri var ise bunları bize iletişim formu ile iletebilirsiniz.

A stitch in time saves nine.
Birsey bozulursa, hemen tamir et böylece daha sonra düzeltmek için daha çok çaba sarfetmekten kurtulursun.
Stitch: ilmik(dikiş)

Still waters run deep..
Durgun sular derindir. Insanlar için kullanılır, genellikle sakin ve sessiz görünen insanların derin bir kişiliği vardır.

He teaches ill, who teaches all.
Herşeyi öğreten kötü öğretmendir. Yani iyi öğretmen öğrencilerine herşeyi öğretmez, bazı şeyleri onların araştırmasına bırakır.

 

Don’t cross your bridges before you come to them.
Köprülerini onlara ulaşmadan geçme. Problemler sana ulaşmadan onlar için kaygılanma.
Cross: Karşıdan karşıya geçmek.

The way to a man’s heart is through his stomach.
Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.

Where there’s a will there’s a way.
Eğer azim var ise her zaman bir yol bulunur. Yani zor da olsa bir amaca ulaşmak için azminiz var ise mutlaka bir yol bulursunuz.

If you wish good advice, consult an old man.
Eğer iyi bir nasihat istiyorsan yaşlı bir adama danış.
Consult: Danışmak.

The best advice is found on the pillow.
Eğer bir problemin var ise, sorunun çözümünü iyi bir gece uykusundan sonra bulabilirsin.
Pillow: Yastık

You can’t tell a book by its cover.
Kitabın iyi mi kötü mü olduğunu kabına bakarak anlayamassın. Insanlar için kullanılmıştır.
Cover: Kitap Kapağı.

Bad news travels fast.
Kötü haber çabuk yayılır.

A little is better than none.
Az hiç yoktan iyidir. Elindeki ile idare et, ona da sahip olamayabilirdin.

A word to the wise is enough.
Bilge insanlar için bir kelime yeter. Yani bilge kişiler uyarılınca bunu dikkate alır.
Wise: Bilge (insan).

Tell me who you go with and I’ll tell you who you are.
Kimin yolundan gittiğini söyle kim olduğunu söyleyeyim. Türkçedeki “Dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.” ile aynı anlamdadır.

Actions speak louder than words.
Davranışlar sözlerden daha önemlidir.

Every man is his own enemy.
Insan kendisinin düşmanıdır.

Empty vessels make the most noise.
Boş teneke çok ses çıkartır. Yani bilgisiz insanlar bilgili insanlara göre daha çok konuşur.
Vessel: Gemi,deniz taşıtı.

Each day brings its own bread.
Her yeni gün kendi ekmeğini getirir.

An army marches on its stomach.
Bir ordu midesi üzerinde yürür. Yani bir gurup insana bir görev yaptırmak istiyorsan onların yemek ihtiyaçlarını karşılamalısın.

All roads lead to Rome.
Bir işi tamamlamak için bir çok yol vardır.

After a storm comes a calm.
Üzüntülü, sinirli kimseler bir süre sonra yatışırlar.
Storm: Fırtına.

If you chase two rabbits, you will not catch either one.
Aynı anda iki amaç peşinde koşuyorsan, ikisini de başaramazsın.
Chase: Kovalamak.

He who hesitates is lost.
Kararını geciktirirsen fırsatı kaçırırsın.
Hesitate: Tereddüd Etmek, Duraklamak.

Blood is thicker than water.
Akraba ilişkileri, diğer ilişkilerden daha kuvvetlidir.

Be swift to hear, slow to speak.
Konuşmadan önce dikkatlice dinle.
Swift: Hızlı.

Sponsor Bağlantılar


Bu Sayfayı Paylaş

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

(örnek: Lionel Messi) *

(İsteğe Bağlı)